aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Tem 2011

B

:) Sözler yetersiz kalacak.

24 Şub 2010

bir carsamba

Madem anlatma kararı aldım, anlatayım; en azından kendim durup düşündüğümde ileride 'yaa benim günlerim nasıl geçmiş, elle tutulur birşey düşünmemiş, hissetmemiş, yapmamış mıyım' falan demem. Bu aralar mesela, akşamları ne kadar rutin olsa da, Madagaskar Penguenleri TV dizisinde bölümler seyredip eğlenirken sürekli kıkırdıyoruz. Kıkırdıyan, utangaç komik oynak zıplak aşıklarız biz. Hakkaten evdeki hallerimiz çok komik. Gerçi hep komikti ama bugünlerde hemen hep böyleyiz. Bir de dilimize takılan şeyler oluyor; şu son aylarda mesela Ice Age 2'de geçen 'she completes you' (seni tamamlıyor) cümlesini 'you complete me' şeklinde aynı el hareketini beraber yaparak söylüyoruz, aynı Sid'in tonlaması ve edasıyla. Sonra aşkı neden sevdiğim merak edilmesin. Bunlar bile yeter.
Cuma akşamına bir gözlem önerisi yetiştirmem gerekiyor. Katılmasını teklif ettiğim insanlardan doğrudürüst bir katkı gelmiş değil. Herşey benim üstümde yani. Neyse bakalım. Sonuçta ucunda kötü birşey yok; kabul olmazsa olmaz ama hem olsa çok iyi olur, hem de bu kadar çaba ve zaman boşa gitmez. Bir de geçenlerde eski patronum/hocam 'dışlandığını düşünme, görev dağıtımı yapabilirsin' vs şeklinde bıkbıklıyordu. Lafa gelince iyi hoş ama icraat yok.
Bir de görüşmeye gittiğim teknik ve araştırma karma pozisyonu teklif etmişlerdi; dün onu kabul ettim. Şimdi taşınma, yeni yer, yeni ülke, yeni insanlar düşüncesi çarptı beni biraz. Her ne kadar burada kalsak da daha önce olduğu gibi yine bir-iki yıl içinde şuanki arkadaşlarımızın hepsi başka yerlere gidecek olsa da yepyeni bir yere gidiyor olma hissi korkutuyor beni biraz. En azından dilini biliyoruz. Gerçi dilini bilmek belki sosyal hayata çok karışmama bahanesini de elimizden alacak ama bunun sonucunun kötü olacağını düşünmüyorum. Kaldı ki sevkilim söyledi zaten bu konuda en doğrusunu; burada da iki kişi yaşamıyor muyuz zaten evimizde; orada da aynısı olacak işte şeklinde.
İyi olacak iyi olacak, inanıyorum. Evet.

22 Haz 2009

Gurur ve Onyargi

Dun yine (sanirim 4.kez) Pride and Prejudice'i izledim. 18. yuzyil civarinda gecen izledigim en guzel filmlerinden. Ve ayni zamanda izledigim en guzel ask filmlerinden. Ask filmi nedir ya, diye sorabilirsin; sordun soyliyim; icinde ask olan; o aski guzelce ve hakkiyla anlatan; gereksiz yere yuceltmeden herseyiyle gosteren filmler olabilir mesela. Zamaninda bu konuya deginmistim sanirim ama simdi arsivden arayamiycam nerede diye. Mesela Love Actually, Eternal Sunshine of the Spotless Mind, 50 First Dates de boyle filmlerdir benim gozumde.
Simdi yine izlememin hikayesi soyle oldu -merak etmiyosun da ben yine de yazmak istiyorum- baska bir Jane Austen romani uyarlamasi Emma'yi izlemege baslamistik; o kadar begenmedik; baslarinda birakip daha da baska bir Jane Austen uyarlamasi Mansfield Park'i izledik. Keza onu da pek begenmedik ve hatta dun ben Emma'yi kaldigim yerden izleyip bitirince gordum ki Mansfield Park'tan daha iyiymis. Ozellikle sonundaki o aski farkedis ve itiraf edis pek guzeldi. Yine de butunsel olarak; film olarak Gurur ve Onyargi kesinlikle daha iyi bir film.

Gurur ve Onyargi'nin bazi diyaloglari sacma gelse de (Ingiliz aristokrasisi ve donemin aliskanliklariyla alakali sanirim) genel havasi ve insanlarin iliskilerinin sergilenisi iyiydi. Hele iliskilerdeki o kurallara bagli kalarak yavas yavas ilerleme ask soz konusu oldugunda cok gerilimli, heyecanli ama bir o kadar da tadindan yenmez birsey. Bas erkek karakter Darcy'nin o cok iyi, dusunceli, aslinda tutkulu ama burnu buyuk gorunen tutuk karakteri, bakislari, konusmasi ve bas hatun karakter Lizzie'nin iyiligi, zekasi, dobraligi ve eglenceliligi. Ve onlari canlandiran Keira Knightley ile Matthew MacFadyen'in hem karakterleri hem de karakterlerin arasindaki aski bu kadar gercekci oynamalari - pek guzeldi.
Kisilikleri guzel olan insanlarin aski balli kaymak.

Sanirim ask insanlarin birbirini farketmeleri ve birbirlerine deger vermelerini yucelttigi icin guzel. Onyargilari ve gururu kirabildigi icin, iki varligi karsisindakiyle 'an'larda dahi olsa butunlestirebildigi icin; iki kisiyi birlestirebildigi icin guzel. Insanin ben merkezciligi ile kacirabildiklerini biraz olsun engelleyebildigi icin; kendinden baskasini sevmenin guzelligini tattirabildigi icin.
Laannn; romantik romantik yazdiriyorsunuz bana. Itiraz edenler icin bkz: bir asik ol da gorelim.

7 Nis 2009

hatirlarken

Demin ikinci kez "A lot like love" isimli filmi izledim. Bizim hikayemiz de buna benziyordu diye dusundum. Bir elimi tutmak istemesi ama beni sozleriyle gicik ettigi icin ona orada elimi uzatmam vardi mesela dedim. Bunu yazsam dedim. Sonra, ben buna benzer birsey yazmistim dedim. Baktim, evet, yazmisim.

27 Nis 2008

dünyayı aşk kurtaracak

∂Hatirla Sevgili dizisindeki Isik'la Yasar'in aski var ya; iste mesela o kurtaracak dunyayi. O guzel, birbirinden farkli goruslere sahip ailelerden gelen, farkli goruslere yakinlik gosteren bu iki insan gibi insanlarin aski kurtaracak dunyayi. O iki insanin, donemin iyice biledigi farkli goruslerini birbirine kin duymadan, onyargi beslemeden tartisabilmelerinin en guclu yolu ask oldugu icin, gozlerindeki isigin sozlerine yansimasinin yolu ask oldugu icin, karsindakini anlamaya calisacak sicakligi ask verdigi icin, dunyayi ask kurtaracak. O aski korusunlar.


Dizinin bir dolu yapayliginda bir bu umit vadediyor benim icin; bir bunun ugruna, bir de eski gazete ve tv goruntulerinin oldugu kisimlar ugruna izlemeye basladim bu diziyi artik hemen hemen duzenli olarak.

13 Nis 2007

biz: nasil basladi

Bunu hem benimle ilgili gecmisime dair, su anima dair onemli bir donem oldugu icin, hem de sonraki nesillere ornek teskil etmesi baglaminda yaziyorum:
Bir varmis, bir yokmus: ilk nasil tanistigimizi hatirlamiyorum ben. Sevkilim kocam hatirliyor; bir arkadasimiz tanistirmis bizi, sevkilim kocam arkadasimizin yaninda beni gordugunde guzel seyler gecirmis aklindan benim hakkimda. Benim hatirladigim kismi 2. siniftayken onun haftasonlari da dahil olmak uzere kutuphanenin reserve denilen sesli bolumunde calistigi, benim de onu gorebilmek adina haftasonlari okula kutuphaneye gidip ona ders calistirmadigim. O o zamanlar baska bir hatundan hoslaniyordu uzaktan (ben cok yakin, gercek ve dolayisiyla tehlikeliydim), onu anlatiyordu bana, ben de zaten karanliklardan yeni cikiyordum ve onu da yanima karanliga cekmekten korkuyordum (nasi karizma yapiyorum ama karanlik falan;) - halbuki deminki parantez aynen burada gecerli, 'ben' yerine 'o' koyulacak sadece). Yani bizim muhabbetimiz gelisti kutuphane siralarinda. Bir de ayni bolumde ayni siniftayiz. Donem bitiyor tatil yaklasiyor ben bu adamla nasil goruscem durumum var. En yakin arkadasim benim icin telefonunu ogrenmeye calisiyor onun ama vermiyor adam. Ben soruyorum veriyor:) Sonra ama araya baska seyler girdi; karsiliksiz oldugu halde arkadasimin askisin durumu (aski ben oluyorum burada), sanirim inatlar incinmeler korkular. Nihayet o bana ben boyle birsey hissediyor-dum tadina birseyler soyledi ben de biliyorum, ben de tadinda, gecmis zaman ekleriyle bezeli. Sonra yaz okuluna kaldik ikimiz de ayri dersler alaraktan. O yaz okulu cimlerde otururken ben elimi vermedim ona, sinir etmisti beni. Sonra siniflarimiz ayrildi, birbirimizi kantinde gorur olduk. Ve biz hep bilen, hep konusan, birbirini anlayan iki guzel insan kivaminda bitirdik okulu, mezun olduk. Son sene cimlerde yalniz saatlerce guzel bir muhabbet etmistik yine gecmis zaman ekleriyle bezeli. Sonra zaten gunun sonunda baska bir arkadasimla olan sorunlari yuzunden alakasiz insanlar yanimiza gelip sacma konusmalarla gunu rezil edip sonlandirmislardi.
Boylece masterin ilk doneminin ortalarina kadar geldik ayri bolumlerde mastera baslayarak. O ara hayatin silleleri bambaska acilarla geldi ona, o da okulu dondurup sehirden cekip gitmeyi dusunmeye basladi. Ben de onun gitmesinin onu bir daha goremeyebilecegim, dolayisiyla o benden cikmasa da benim onun hayatindan cikabilecegim anlamina geldigini idrak ettim. Bir gun yine boyle bolumde oturup konustuk, baska insanlar da var (haha hatta kiskanmisti bi cocuk beni). O gunun aksami uyuyamadim ben. Onu her gorusumde ona yeniden asik oldugumu fark ettim. Ertesi gun bunu ona da yazdim bir epostayla (cag degisti; serde de korkaklik var hani) ve o gun deli gibi korkup kactim onu gormekten. O arayi cok net hatirlamiyorum, ya o da bana bir eposta atti gayet guzel yazarak (yok ama ilani ask falan degil), ya da sonunda bana bi cesaret geldi bilmiyorum; bolumde odama geldi. Once cok konusamadik odada baskalari vardi vs. Sonra o gunun aksami ben onu kantinde buldum, gittik konusmaya ve oyle basladi. Bu takriben 7.5 sene once oluyor, ve takriben 1 sene sonra da evlendik (bunu da evlenecek oldugu zaman yazarim;).

Simdi Adile Nasit gibi hissettim kendimi, kuzucuklarim:) Hayat guzel eglen cos. Bak yani boyle seyler de olabiliyor seklinde zaman siralamasiyla onemli olaylar yazdim hisler degil dikkatini cekerim. Hisler derya deniz kitap olur ondan. Zaten cok romantik durur gercek oldugu algilanmaz. Zaten de asik olan bilir. Bir de bazi hisler iki kisi tarafindan hissedilir, paylasimi da anlami da ordadir.