bilimsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilimsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haz 2008

muhalefet

Arapca bilmedigimden muhalefetin derin kokleri, etimolojik baglantilar yoluyla cesitli anlamlari nediri tartismayacagim; atip tutma kapasitem varsa da o kadar da demedik.
Ben ama kendimdeki (bir dusunceye, hatta bir duyguya) karsi cikma olgusunu not duseyim istiyorum (hayir acaba ben bu giris yazilarini ne icin yaziyorum).
Bu Avrupa basininin (insanlik gibi tek parca bu da) Turkiye milli takimi icin attigi "comeback kings" basligindan mi oldu ne oldu birsey uzerine kendimle ilgili sosyopsikolojik tespitler yapasim geldi hemen (pek severim ben boyle seyleri:P). Hani bu arkadaslar da anca birileri birsey yapinca karsi cikma damarlari kabariyor ya; bende de oluyor ona benzer bisi.
Onden cekisli degil arkadan ittirmeli bir model oldugum icin beni birilerinin itmesi gerekiyor genelde bir tepki vermem icin, ve bu tepki cogu zaman "etki-tepki" yasasi misali ters yonde oluyor. Yani bana birileri bir dusunce soylesin ben hemen karsi cikilacak birsey arayip buluyorum (bulmaya calisiyorum). Duygusal empati tamam da mesela uzgun birseyler, kotu birseyler soylenildiginde de hemen karsit birsey bulmaya calisiyorum. Hadi diyelim bu ikinci durumu anladim; kotu hislerden kurtulmaya, mutlu olmaya (etmeye, ederek olmaya) calisiyorum; peki dusuncelere karsi cikisim neden? (Buradan iyi bir bilim adami oldugum yanilgisina kapilinmasin, nedense bilimsel konularda bu her zaman boyle olmuyor, bazen verilerini oylece kabullenmek daha kolayima gidiyor; bak bu egitim sistemiyle alakali olabilir ama).
Benim aklima sebep olarak babamin kardesimle bizi egitis sekli geliyor. Biz kucukken kavga ettigimizde (ki cok ederdik) babam mahkeme modeli yapar, ikimize de suclama-savunma yaptirirdi, pek tabii kendisi de yargic olurdu.
Ama bu karsi cikma tek basima birseyler okurken vs. zamanlarda oldugundan daha cok sayida birileri birsey soylediginde oluyor. Cok tez, antitez, sentez gordum kenidimi.
Simdi butun bunlarin ustune empati yetenegim var diycem inanmayacaksiniz. Halbuki var yani.

Butun bunlardan sonuc soyle birsey olabilir: bilim insani olmak veya hatta gercekten yasayan bir insan olmak istiyorsan olup bitenleri, dusunceleri sorgula, karsit seyler bulmaya calis, bircok acidan incele. Ve benim icin: bunu yapmak icin birilerinin sana birsey demesini bekleme e mi evladim.

26 May 2008

kuantum fizigi -ne giris 2

Dun sozunu ettigim f = a1|a> + a2|b> seklinde yazilabilecek ve ornegin elektronun cift yarikli perdeden gecisini anlatan turde durumlara "superposition state" deniyor. Superposition lafi sadece birinci yariktan gecmeyi temsil eden ornegin f = c|a> veya ikinci yariktan gecmeyi temsil eden f = d|b> seklinde yalin bir ifade degil iki yariktan gecme durumunun bir superpozisyonu (bir nevi ustuste binme durumu) olmasindan kaynaklaniyor. Maalesef bu durumun sadece sonuclarini olcebiliyor; kendisine dair net bilgi edinmek istedigimiz zaman o durumu bozmus oluyoruz (bir onceki yazida bahsettigim cift yarik deneyindeki gibi). Kuantumla ilgili sozu edilen bilinemezlik de buradan kaynaklaniyor. Cunku birseyi olcmek demek o seyi degistirmek demek oluyor. Ve olcerken de aslinda degistirerek olctugumuz icin olctugumuz sey basta olcmek istedigimiz sey olmuyor, dolayisiyla basta olcmek istedigimiz seyi olcebilmis de olmuyoruz.

Makro dunyada, yani atomlardan daha buyuk boyutta olan hemen her durumda, bu buyuk seyler birbiriyle etkileserek birbirlerini bu olasi ustustelik durumlarindan, bildigimiz klasik durumlara indirgiyorlar. Dolayisiyla atom ustu duyada kuantum etkilerini gormuyoruz.

Ayrica, hemen her fizik teorisi gibi kuantum mekanigi teorisi de herseyi aciklayan tam bir teori degil (bkz: grand unified theory; oyle bir teori yok, henuz!). Ornegin kuantum mekanigi elektromanyetik teorinin isledigi alanda islemiyor, ya da genel goreceligin isledigi alanda, cunku bu teoriler farkli uzay-zaman yapilarina dayaniyorlar. Kuantum mekanigi ile elektromanyetik teoriyi birlestirmeye calismak, Quantum Electrodynamics (QED, nami diger kedi;) denilen farkli bir teoriye yol aciyor. Benzer sekilde kuantum mekanigi ile goreceligi ayni sekilde ele almak istediginizde Quantum Field Theory (kuantum alan teorisi) calismaniz gerekiyor.

Kendimi bilime adadigim bu yazi dizisinden sonra kuantum felsefesine de giricem (bu arada kuantumu kendine alet etmeye calisan seylere de girisebilirim tabii, ya da ben yenilerini yaratabilirim).
Ilk defa boyle amme hizmeti yapiyorum arama robotlari tarafindan bulunmasi engellenmis, bir avuc guzel okurlu blogumda; bir faydam dokunmuyorsa soyleyin; bosa ugrasmayayim;)

25 May 2008

kuantum fizigi -ne giris

Kuantum fiziginin ne oldugunu en iyi anlatan durumlardan biri isikla ya da elektronla yapilan cift yarik deneyidir kanimca. Cift yarik deneyi bir elektron kaynagi ve iki perdeden/duvar/duz yuzeyden olusur. Perdelerden birinde iki tane cok kucuk yarik/kesit/delik vardir. Gonderilen elektron bu perdeden gecip diger perdenin uzerine duser. Klasik mekanige gore dusunecek olursak, gonderilen elektron deliklerden ya birinden ya da oburunden gecer ve deligin onune denk gelen alana duser (deligin kenarlarina carpip biraz yansiyabilir, o yuzden tam deligin karsisina dusmeyebilir; bkz: sag ustteki resimler). Yani ikinci perdede ortaya cikan goruntu yariklardan once birini kapatip elektron gonderilmesi, sonra da digerini kapatip elektron gonderilmesi durumunda ortaya cikan sonucun toplami olmalidir (bkz: sag ustteki resimler). Butun bu dediklerim klasik mekanigin ongorusudur. Oysa gercekten bu deney yapildiginda ortaya cikan sonuc farklidir.
Bu deney duzenegine elektronlar tek tek gonderildiginde orataya cikan sonuc klasik mekanigin ongorusunun aksine, su dalgalari gonderildigi zaman ortaya cikan sonucla aynidir (bkz: sag alttaki resim).
Simdi, burada "neler olup bitiyor, elektronun ya birinci delikten ya da ikinciden gecmesi gerekmiyor muydu?" diye sorabiliriz. Bu sorunun yanitini ogrenmek icin ornegin yariklari olan perdenin hemen ardindan, elektronun nereden gectigini anlamak icin isik yollayabiliriz. Isik gecen yariktan gecen elektrona carpacak ve biz de elektronun hangi yariktan ciktigini gorebilecegiz. Bunu yaptigimizda, yani isikla elektronun hangi deligin onunde oldugunu belirledigimizde, ikinci perdede ortaya cikan goruntu deneyi ilk yaptigimizdaki gibi degil klasik mekanigin ongordugunun gibidir.

Kuantum mekanigi, bu durumu soyle aciklar (ben iki farkli matematiksel gosterimi yazacagim):

1- Heisenberg'in belirsizlik ilkesine gore bir seyin momentumunu (momentum = kutle * yonsel hiz) ve yerini ayni anda olcemeyiz/bilemeyiz (dp.dx > h). Diger bir degisle, bir seyin yerini ne kadar kesin olcersek, momentumu da o kadar belirsizlikte olcebiliriz.
Cift yarik deneyini de bu ilkeye gore aciklarsak: yerlerini olcmeye calismadigimiz surece elektronlar klasik mekanige ongordugu sekilde davranmaz ve karisimiza dalganinkine benzer bir goruntu cikarir. Ancak, elektronlarin hangi yariktan gectigini olcmeye calistigimizda, elektronlarin momentumunu degistirmis oluruz ve dolayisiyla ortaya cikan desen de degisir.

2- Elektronlarin cift yarikli perde karsisindaki durumlari Dirac notasyonuyla ifade edelim:
f = a1|a> + a2|b>
burada |a> birinci yariktan gecme durumunu, |b> ikinci yariktan gecme durumunu temsil ediyor. Ama klasik mekaniktekinin aksine, elektronun hangi yariktan gecitigini olcmeye calismadigimiz surece durumu |a> ve |b> durumlarinin toplami olan f. a1 ve a2 ise birer sayi.
Elektronun hangi delikten gectigini olctugumuzde sunu yapmis oluyoruz:
<a|a1|a> + <a|a2|b>
burada biribirinden farkli oldugu icin sifir, <a|a> ise bire esit oluyor, ve elimizde yanlizca <a|a1|a> kaliyor. Diger bir degisle, elektronun birinci delikten gecme olasiligi a1. Ayni seyi ikinci delik icin yaptigimizda, <b|a2|b> yani elektronun a2 olasilikla ikinci delikten gececegini elde ediyoruz. Elektronun yokolmayacagini varsayarsak (ki temel fizik prensipleri de bunu soyluyor, deneyler de bunu dogruluyor) a1 + a2 = 1; yani olctugumuzde elektron ya birinci yariktan ya da ikincisinden gecmesi gerekiyor.
Oysa, olcmeye calismadigimiz zaman elektronun durumu bir deligin temsilini degil iki deligin birden temsilini iceriyor: a1|a> + a2|b>. Buna superposition state deniyor. Bu sekilde ifade edilen bircok elektronu tek tek perdeye dogru gonderdimizde ortaya cikan da dalgalarin ortaya cikardigi goruntuyle ayni oluyor.

Bu deney isikla (fotonlarla) yapildiginda da ayni sonucu verir. Ayrica cift yarik yerine tek yarikla yapildiginda da ayni prensiplere uygun sonuc verir; yani isigin/elektronun gecisini olcmeye calistigimizda klasik parcacik gibi goruntu elde ederiz, olcmedigimizde ise durumunu bozmadigimiz icin dalganin olusturdugu gibi bir goruntu olusturur.


Baslangic duzeyi icin yararli olabilecek kaynaklar icin bakiniz:
Cesitli Tubitak yayinlari


23 Ara 2006

update

Evet evet, bunu da virdim. Şimdi "tatil" için Türkiye'deyim; bak hem Türkçe tuştakımı var;)

15 Kas 2006

evet virdim

verdim gitti;)

ve simdi sira geldi uzun yolculuga, bakalim ne kadar unutmusum, ne kadar hatirliyorum. Bir yandan hevesleniyorum, ozlemisim sanki fizik calismayi, okumayi. Bir yandan ama korkuyorum; juri baskanim "damardan teori" calisyormus;) Bir de onumdeki zaman kisitli, o yuzden panik yapip hicbirsey anlamamam, ogrenememem de soz konusu olabilir; olmamasi icin calisacagim! Iyi hissediyorum kendimi, umarim devam eder; ihtiyacim olacak cunku. Bir de asil bosluk olayi doktoradan sonra olacak sanirim; simdi bile dusununce birden oyle hissettim, himf, goruciiz. Vay be, hakkaten bitiyor;)

28 Eyl 2006

z = 0.36 ve bir galaksi

grb 011121 Uzun zamandir yeni birsey eklememisim diye son birkac yildir ugrastigim seylerden birinin "fotograf"ini ekleyeyim dedim. Gozlerimize teleskoplari gecirseydik gozluk yerine buna benzer birsey gorecektik uzayin bu noktasina baktigimizda. "Fotograf"taki yanyana uc nesneden ucuncusu bir galaksi...Bizden yaklasik 4.5 x 10^25 (4.5 carpi 10 uzeri 25) metre otede; ya da bir baska deyisle 4.8 milyar isik yili otede. Hatirlayalim; bir isik yili, isigin bir yilda aldigi uzakliga karsilik geliyor. Isigin hizinin yaklasik 300000 km/s oldugunu dusunursek yani isik saniyede ucyuzbin kilometre yol aliyorsa 4.8 milyar yilda kac kilometre yol alir dusunun. Dusunduk; zaten yukarida hesaplanmisi var: 4.5x10^25 metre yani 45x10^21 kilometre yani 45'in yanina 21 tane sifir ekleyeceksiniz, buldugunuz rakam kadar kilometre var aramizda bu galaksi ile.
Iste boyle.

7 Kas 2005

b.b. ve digerleri

Basliktaki b.b. Bridget Bardot olarak degil bilissel bilimler olarak okunacak, ya da diger bir degisle cognitive ve digerleri. E ben yine bunlari birakip (ya da bitirip daha dogrusu - artik nasil olacaksa o da) bilissel bilimlerle mi ugrassam diye dusunmeye basladim yine. Artik bu sonbahara ozgu bir degisim durtmesi mi, yoksa iki hafta sonrasina hazir olmasi gereken bir sunusla ilgili verileri bile henuz analiz etmemis olmamim getirdigi stresten kacinmak icin mi bilemiyorum ama yine yillik fizikle (fizigi mi kaldi canim, astrofizik oldu, hatta astronomisel birsey) akademik olarak ugrasmayi birakip felsefe ya da bilissel bilimlere gecme dusunceleri aldi beni. Bu da boyle bir baslangic (bakiniz b.b.) yazisi olmakta bu arada. Simdi aslinda bu konuyu irdelemek de uzun surer. Her ne kadar bu hayatimi b.b.yle ugrasmaya vakfetme dusunceleri beni hep ugrastigim seyden hosnutsuz oldugum ve/veya birseyleri yetistiremedigim donemlerde gelip buluyormus gibi gorunse de ben o kadar da basit oldugunu dusunmuyorum. Hem felsefe masterimi bitirmeme tez kalmisken sadece (yani bir zamanlardi tabii -simdi af kaldi) boyumun olcusunu almadiysam bu iste bir is var demektir. Tamam ders almak, kitap okumak (hatta okumamak her zamanki gibi dersten once biraz bakmak ama yine de anlamak) ve derste tartismak zevkli olsa da tez yazmak, akademik yayin yapmak kasici ve buyuk olasilikla eglencesiz olacaktir sevkilimin dedigi gibi. Ama iste belki b.b.nin felsefeye ustunlugu de boyle bir noktada ortaya cikiyor olabilir (yani benim tercihim baglamindaki ustunlugu, mutlak birseylerden bahsetmiyorum yoksa aman). Sonucta b.b. daha deneysel bir ugras oldugu icin calismalarinin sonucunu gormek de, o sonuclari yayina donusturmek de nispeten daha kolay olabilir. Ama tabii bu deneysel kismiyla ugrasmak icin fizik veya biyoloji, genetik kibin seyler bilmek gerek. Simdi ben b.b. ile ilgili fizik biliyor muyum; valla hayir diyecegim buna, elimden evet gelmiyor maalesef. Bu saatten sonra calissam hatirlayabilir, ogrenebilir miyim; belllki. Yani o yuzden tebii oole derinden fiziksel kisimlarina giresim de yok b.b.nin. Ben biraz daha karma, biraz daha felsefe de iceren, belki psikoloji, belki biraz boole noroloji (nasil bir kokteyl oldu; kendim icin ozel uretim;) - neyse tarif ettikce batiyorum. Yok en iyisi ben bu alani ciddi ciddi dusunuyorsam soyle tekrar bir arastirma yapayim (en son birkac sene once bakmistim ne calisiliyo ediliyo diye) en iyisi. Bittabi bu konu post tabir edilen bir kucuk yaziyla kapanmayacak.
Iste booyle. Ondan kelli, benim hoca burada ama yuzunu gorebilmek mumkun degil her zamanki gibi.
Bir de demin sevkilimin dogum gunu hediyesini aldim, surpriz olacak umarim, Pazara kadar yolu var:)
Budur.