24 Şub 2010

bir carsamba

Madem anlatma kararı aldım, anlatayım; en azından kendim durup düşündüğümde ileride 'yaa benim günlerim nasıl geçmiş, elle tutulur birşey düşünmemiş, hissetmemiş, yapmamış mıyım' falan demem. Bu aralar mesela, akşamları ne kadar rutin olsa da, Madagaskar Penguenleri TV dizisinde bölümler seyredip eğlenirken sürekli kıkırdıyoruz. Kıkırdıyan, utangaç komik oynak zıplak aşıklarız biz. Hakkaten evdeki hallerimiz çok komik. Gerçi hep komikti ama bugünlerde hemen hep böyleyiz. Bir de dilimize takılan şeyler oluyor; şu son aylarda mesela Ice Age 2'de geçen 'she completes you' (seni tamamlıyor) cümlesini 'you complete me' şeklinde aynı el hareketini beraber yaparak söylüyoruz, aynı Sid'in tonlaması ve edasıyla. Sonra aşkı neden sevdiğim merak edilmesin. Bunlar bile yeter.
Cuma akşamına bir gözlem önerisi yetiştirmem gerekiyor. Katılmasını teklif ettiğim insanlardan doğrudürüst bir katkı gelmiş değil. Herşey benim üstümde yani. Neyse bakalım. Sonuçta ucunda kötü birşey yok; kabul olmazsa olmaz ama hem olsa çok iyi olur, hem de bu kadar çaba ve zaman boşa gitmez. Bir de geçenlerde eski patronum/hocam 'dışlandığını düşünme, görev dağıtımı yapabilirsin' vs şeklinde bıkbıklıyordu. Lafa gelince iyi hoş ama icraat yok.
Bir de görüşmeye gittiğim teknik ve araştırma karma pozisyonu teklif etmişlerdi; dün onu kabul ettim. Şimdi taşınma, yeni yer, yeni ülke, yeni insanlar düşüncesi çarptı beni biraz. Her ne kadar burada kalsak da daha önce olduğu gibi yine bir-iki yıl içinde şuanki arkadaşlarımızın hepsi başka yerlere gidecek olsa da yepyeni bir yere gidiyor olma hissi korkutuyor beni biraz. En azından dilini biliyoruz. Gerçi dilini bilmek belki sosyal hayata çok karışmama bahanesini de elimizden alacak ama bunun sonucunun kötü olacağını düşünmüyorum. Kaldı ki sevkilim söyledi zaten bu konuda en doğrusunu; burada da iki kişi yaşamıyor muyuz zaten evimizde; orada da aynısı olacak işte şeklinde.
İyi olacak iyi olacak, inanıyorum. Evet.

2 yorum:

miso dedi ki...

Tavşancım

Cidden uzun bir zamandan sonra bloguna girmeyi başarabildim. Bir türlü giremiyordum, sonunda bir tür davet filan almam gerektiğini düşündüm... vs vs.

eheh, ne güzel yazmışsın, böyle sevgili, yeni bir yere gitmekler filan... BAhar gelmiş sana :) Bana da gelsin diycem ama sonra felaketim olur ağlarız :))

marruu

tavsan dedi ki...

Misocumcum, yeni gordum yorumunu valla ondan gec seediyorum. Buraya bahar daha gelmediginden ben kendime getirmeye calisyorum. Yoksa yapacak tonla is var. Bozitif yaklasmak girek. Bahar guzel bisi hem, pek guzel.
Blogun da arsivini kaldirmistim bir-iki hafta, o ara bakmissin herhalde.
Bir de "bir kadin bir erkek" izliyorum simdi; sen de izle; pek eglenceli.