foto şipşak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
foto şipşak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 May 2009

Tanzanya gezisini ispat adina


Kosenin delisi Elifcim hala inanamadigini yazmis ya, onu bahane edip birkac fotograf daha koyayim dedim. Arkadan, kenardan benim de gorundugum. Bir de rehberimiz Yona'nin. Gerci yine de biz senin neye benzedigini bilmiyoruz diyebilirsiniz ama koca kalcami bile sergilemeyi goze almisim bunu da demeyin artik canim:)

5 May 2009

Afrika Kıtası No I: Tanzanya - Bölüm 3

Serengeti'den birkac kare:






23 Ara 2008

Afrika Kıtası No I: Tanzanya - Bölüm 1

Gidiş veya Cehennem gibi bir başlangıçtan sonra cennete düşüş:

Sabah 3 gibi evden çıktık, gece tramvayını kıl payı kaçırdık ama dert etmeden taksiye bindik tren istasyonuna kadar. Sonra trene binip havaalanına ulaştığımızda saat 4.20 civarıydı. KLM ile Amsterdam üzerinden Kilimanjaro'ya olan uçuşumuzun bagajlarını vermek ve KLM web sitesinin hata verip değiştirmeme izin vermediği AMS-JRO uçuşunun koltuk numaralarını değiştirmek için Air France check-in counterına gittik. Ve cenehhem kısmı burada başladı, uçaktan inene dek azalarak sürdü.
Air France görevlisi burnu büyük (basbayağı arrogant), ukala ve çığırtkan kadın vize gerektiğini söyledi, biz de 'Evet, inince havaalanından alıcaz Kilimanjaro'da' dedik. Kendisinin ve onun etkisiyle diğer Air France çalışanlarının bunu kabul etmemesi sonucu biz uçağın kalkasına 45 dakika kala kağıt imzalayarak ancak Amsterdam'a kadar check-in yapabildik. Bu arada Meltem'i Tanzanya'yı bu ziyaretindeki ilk uykusundan saat sabah 6'da kaldırdık (neyse ki daha önce uyanmış, kitap okuyormuş biz aradığımızda), yardım istemek için. Ki bu yaptığımız en iyi hareket olmuş çünkü kendisinin sonraki iki-üç saat içinde verdiği uğraşlar ve edindiği yazı sayesinde (ki burası ayrı bir hikaye konusu) Amsterdam'a vardığımızda Kilimanjaro için check-in yaptırabildik. Uçaktaki bir takım aksiliklere rağmen (check-in yaparken yaşadığımız sorunları anlatmamıza rağmen bize vere vere yine abuk yerler verdiler, ayrıca koltuğun civarında zıplayarak dolaşan bir örümcek vardı, sonrasında boş olduğu için geçtiğimiz çıkış sırası koltuklarınınsa izlediğimiz filmin ortasında ekran-kumanda sistemi bozuldu, vs.), evet bütün aksiliklere rağmen yolculuk iyi geçti. Sonra uçak Kilimanjaro havaalanına indi, biz de heyecanla en önlerde uçaktan indik. Dışarıya adım atar atmaz, 27 derece anonsundan beklediğim korkutucu sıcağın yerine karşılaştığımız hafif nemli, ılık hava beni sevindirdi. Sonrasında da mis gibi çiçek kokuları.

Tam vize ofisinin önüne vardığımızda evrakları çıkarayım diye düşününce evrakların olduğu çantayı uçakta unuttuğumu farkettim. Evet. Sırt çantamı sevgilim kocama bırakıp bir depar geri uçağa doğru koşmaya başladım. İlk anda bunlar beni terörist sanıp vururlar mı diye düşündüm (evet yolcu indirmekte olan bir uçağa doğru koşarak giden bir insan!) ama 'burası Afrika' diyerek birşey olmayacağına kanaat getirdim. Burası koşan insanarın kıtası. Neyse çantaya sağsalim ulaşıp uçakta doldurduğumuz form ve 50şer dolar karşılığında vizelerimizi kolaycacık alınca ve hemen oracıktaki pasaport kontrol görevlisi adam ona doğru uzattığımız pasaportlarımıza bakmadan 'vize ofisinden mi geliyorsunuz, o zaman geçin' deyince, 'tamam' dedim, 'burası çokça bizim memleket gibi' ve güleryüzlü ve rahat bir ülke. Tanzanya.

Bizi otele götürecek aracı bulmamız ve otele gelmemiz, hepsi sorunsuz ve güzel işledi. Zaten ağaçlar, yeşil ve çiçek, bitki kokuları bizi fazlasıyla mutlu etti havaalanında ve yolda.
Akşam safari ekibimizin bir kısmıyla tanışıp cibinliğin altında bir uyku çektik ve ertesi sabah kahvaltıdan sonra safari ciplerimiz bizi almaya geldi.
Safari firmasına uğrayıp hesabımızı kapattık, döviz bozdurduk ve marketten safari süresince yetecek kadar su aldıktan sonra Tarangire Milli Parkı'na doğru yola çıktık.
Arkası yarın ;)


Faideli bilgiler ansiklopedisi:
Safari firması: Arusha Fortes Safaris
Safaride gezdiğimiz yerler:
Tarangire, Serengeti, Ngorongoro, Manyara gölü
Para birimi:
Tanzanya şilingi (1 usd yaklaşık 1.25 şiling)


Ayrıcaaaa, ben açgözlülük edip sanki yazabilecekmiş gibi bir de gezi blogu yapmaya kalkışmış ve ancak 1 yazı yazabilmiştim. Bu Tanzanya yolculuğunun tamamını yazabilirsem belki zincirlerimi kırarım diyorum.Buyrun, tıklayın.

Ayrıca 2: blog başlığı resmindeki bütün fotoğrafları ben çektim ;)

16 Ara 2008

ucundan accik

Geldik! Cennet ulke Tanzanya'nin kuzeyi ve Zanzibar adasi, guleryuzlu rahat insanlar, super hayvanlar, gunes, yemyesil. Biraz not alayim dedim yolculuk boyunca, pek beceremedim. Ama yine de daha uzun yazicam.
Zurafalari, filleri ve zebralari ilk gordugumdeki -hatta her gorusumdeki- coskuyu, kedigillerin davranislarini, bir dolu farkli tur antilopu, tur tur Turkceleri olmayan kocaman kuslari, kedi ile kopek arasi boyutlari olan minicik geyik 'dik dik'i, yarasa kulakli tilkileri, yavrularini kucaklarinda tasiyan hizli hirsiz maymunlari, birbirinin tuylerini havalandiran babunlari, komik su aygirlarini, cooook uzaktan durbunle birazcik gorebildigimiz gergedanlari, john travolta sacli yaban domuzlarini, Meltem*'in Turkce cevirisiyle kaya sicanlarini, hepsini hepsini. Bu sadece muhtesem bir ulkeye ve muhtesem bir geziye bir giris.


* tekrar tekrar, cok cok, tesekkurlerimle!

8 May 2007

sandalye dagi