Burada hala bircok plastik ve cam siseli icecek depozitolu. Ama isin guzel yani marketlerde ya icine siseleri birer birer atip sonunda kasaya verip parasini alabileceginiz bir fis veren makinalar, ya da kasalarin orada buyuk sepetler var bu tur siseleri kasiyere gosterdikten sonra geri donusum icin icine attiginiz. Ayrica cok sIk olmasa da genellikle erisilebilir uzakliklarda kocaman kahverengi cam, yesil cam, beyaz cam, plastik, tertrapak karton vs. icin ayri ayri geri donusum cop kutulari var.*
Bir zamanlar Ankara'da plastik ve cam colerin ayri torbalara konup toplanmasi pilot uygulamasi baslatilmisti ama tutmadi ve unutuldu anladigim kadariyla.
Ayrica gecen gun Turkiye'de "engelliler gunu etkinligi" vardi. Keza engelliler bir tek o gun etkin olabiliyorlar; herhangi bir gorme, yurume, isitme sorunu durumunda Turkiye'de yollarda yurumek, karsidan karsiya gecmek, toplu tasima araclarini kullanmak, herhangi bir binaya girip cikmak gibi gundelik hayat etkinlikleri gerceklestirilemez oluyor. Oysa burada hem yollar cukurlu, kazilmis acik birakilmis degil, hem cogunlukla trafik isiklari tik tik ses cikariyor, hem butun metro istasyonlarinin giris-cikisi asansorlu, hem de otobuslere veya tramvaylara binmek icin birkac basamak merdiven cikmak gerekmiyor. Otobuslerde ayrica soforun otobusten inerek yerinden cekip geri koyabildigi bir ek parca var, rampa gorevi gorerek tekerlekli sandalyelilerin rahatca inip binebilmesini saglayan. Ayrica iceride tekerleli sandalye ve bebek arabalari icin koltuksuz bolme var hemen her otobuste. Ve hatta oturma hizasinda bir dur dugmesi. Ayrica her durakta ya otomatik ya da sofor tarafindan duragin adi soyleniyor (hani goremiyorsan) ve kucuk elektronik ekranlarda yaziyor (veya duyamiyorsan).
Mesela Turkiye'deki bir televizyon kanali gosteriyordu; cocuklara bu engelliler gununde tekerlekli sandalye hediye etmisler. Sunucu soruyor: "Artik her yere rahatca gidebileceksin degil mi?" Hadi yaaa? Nasil olacak o? Cunku yollarimiz, okullarimiz, otobuslerimiz cok musait oyle gezmeye degil mi? Is ki bi tekerlekli sandalye alacak paran olsun; gerisi bos. Belki evlerinde cok esya yoksa evde gezer cocuk. Ya da dizlerine bir battaniye ortup balkona cikarak eski Turk filmlerinden sahneler canlandirir bu yeni oyuncagiyla. Keza gundelik hayatta okudugu okul dahil bu aletle dolasabilmesi icin yaninda onu merdivenlerden tasiyabilecek iki-uc kisinin daha gezmesi gerekiyor. Ah, belki de tekerlekli sandalyeyle beraber iki de eskort veriyorlardir da onu haberlerde belirtme geregi duymamislardir.
8.5 milyon engelli varmis Turkiye'de. Nufusun 10da biri, 1/10'u, populer tabiriyle her 10 kisinden biri. Sokaga cikamiyor, tek basina evin disinda is goremiyor, istedigi yere gidemiyor, hatta egitim alamiyor.
Tabii tip "ilerledigi" icin "yanlislikla" ortaya garip hastaliklar cikiyor olabilir. Ya da dogal secilim "zayif"lari eskisi kadar eleyemiyor olabilir. Bu yuzden de engellilerin sayisi 300 yil oncesine oranla artmis olabilir. Ama bu bizim dogal secilimin isleyemedigi yerlerde takviye yapay secilim kol gucleri olarak devreye girmemizi gerektirmez (degil mi Hitler?). Hatta aksini yaparak bir gun bizim de basimiza gelebilecek, gayet siradan ve cok uzucu durumlari yasayan kisiler icin bizlerinki kadar ol(a)masa da hayati kolaylastirabiliriz.
Nasil ? Iste anlatmaya calistim ya:
- Otobuslerin modellerini degistirerek
- Okullara rampa veya merdiven yaptirarak
- Trafik isiklarini sesli olanlarla degistirerek
Ve eminim bunlar sehre selaleler yaptirip, plazmalar taktirmaktan, havaalanlari yaptirip kullanmamaktan daha ucuza gelir.
* Bir de biz geri donusturulmus kagitlardan yapilma tuvalet kagidi kullaniyoruz.
6 Ara 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
tavşan,bırak engellileri, biz engelsizler bile şehrin sokakları, caddeleri ve düzensiz trafiğinde engellenip duruyoruz. kaldırımlar park yeri. caddeye inip yürümek zorunda kalmak bir şehir klasiği. kaldırım taşları yamuk yumuk, ben hep düz ayakkabı giyerim ve topuklu ile yürüyebilenleri içimden sürekli takdir ederim. trafik ışıkları sesli olsun demişsin. oldu. önce bip bip bip sinyalliler vardı. gayet güzeldi, mantıklı ve yeterliydi. şimdi en kitch uygulamaya döndü iş. ışıklarda beklerken bir adam ya da kadın sürekli olarak, ama sürekli olarak ' lütfen bekleyiniz' diyor. yeşile döndüğünde de ' sürekli 'şimdi karşıya geçebilirsiniz. ' ben kaç kere kendimi o sesle kavga ederken yakaladım. sinir, sinir bir uygulama. biiip bipp iyiydi.
otobüslerimiz de yavaş yavaş o şoför tarafından indirilebilir platformlulara dönmeye başladı. sayıları az şimdilik ama, bu da birşeydir.
çöp mevzuunu hiç açmayayım. kutular konsa da o bilinci yerleştirmek için epey bir diş var önümüzde.
Aaa oyle otobusler almaya basladilar demek, ne guzel ya, cok sevindim:)) Hemen yayginlassinlar, hemen.
Trafik isiklari burada tik tikliyor ve gayet iyi anliyorum bu lutfen bekleyiniz vs. diyen sesin ne kadar gicik olabilecegini. Gerci bu belki de bizim kirimizida gecemeye aliskin olmamizdan dolayi, bize kurallarin sesli olarak hatirlatilmasindan hoslanmamakla da alakali olabilir:)) Ya da kural dayatilmasindan. Yine de insan bir sure sonra alisir gibime geliyor (eh uzaktan gazel ookumak kolay tabii;).
Yollar konusunda katiliyorum. Ben gerci zaten hep duz ayakkabi giydigim icin topuklu giyenleri yollardan bagimsiz olarak olarak takdir etmisimdir.
Ama oyle yollarda normal insan bile yuruyemiyor cidden, ve hala ayni sekilde davranmaya devam edebiliyor bu belediyeler...
Cop olayinda da olay kanunlarla ilgili bir yandan da. Sonucta buradaki insanlarin cogu cok medeni olduklari veya iclerinden geldikleri icin yapmiyorlar bu gibi seyleri. Gerci uzun yillar yapinca aliskanliga donusuyor, ve gercekten bu konulari dusunmeyen bircok insan olan bitenin farkina variyor. Ama bunu saglayan sey kanunlarla duzenlenmis olmasi. Gerci (yine gerci yine), bu bizi hangi kanun adam gibi isliyor Turkiye'de sorusuna getiriyor ama olsun, kanun koymak da bir adim sonucta. Hersey, adim adim.
Yazdiklarinla yine de sevindirdin beni ya, cok sagol guzel Elektra:)
Yorum Gönder