Birkac gun once aklima dustu, ne kadar tirsak oldugum hayata karsi. Genelde siradisi durumlarda sogukkanliyim, ama siradan hayatta bir tirsaklik var uzerimde. Insanlarla iletisimim de bu yuzden bir sure tutuk, kopuk, ne soyleyeceginin ayarini bilemez bir halde gidiyor. Sonra da bir acildim mi pir aciliyorum; ama suphem o yonde ki bunun da tirsaklikla ilgisi var. Hani ben apacik, durust ve icten olursam karsimdaki de ooyle olur, beni incitmez temali. Ama bu her daim islemiyor tabii ki. Zaten o kadar apacik olmayi uzun zaman once biraktim; sanirim hala durust ve ictenim ama herseyi anlatmiyorum sadece.
Tam da bu tirsaklik yuzunden tutturdugum yolun disina sapamiyorum. Yol siradisi gibi gorunebilir, belki basta oyleydi ama artik degil; alakasi yok. Artik bu yil onume ne getirirse gelecek yil onu yapiyorum. Yoldan sapamiyorum. O siradan veya kucuk isler yapiyor gibi gorunen insanlarin aldiklari aslen cok cesur kararlari alip hayatimi istedigim gibi degistiremiyorum. Halbuki disaridan bakildiginda yurudugum yol ilginc ve siradisi. Yazik bana. Demek ne yapiyor olursan ol hayatinin akisini degistirme yonundeki kararlar bu yuzden bu kadar zormus. Cokca takdirlerimi sunuyorum boyle insanlara.
Halbuki eskiden super cesur bir seymis gibi gorunuyordum, hani istedigi vakit hayatinda degisiklik yapabilecek bir kafam varmis gibi. Gibi gibi. Halbuki hep ama hep tirsak, tembel ve kolay yolu secen bir tavrim varmis.
Bir de kiskanc oldugumu farkettim. Mesela bu konferansta, benimle benzer konularda calisan ama sans eseri benden daha iyi kosullarda olan -yani daha fazla veriye erisme imkani, daha iyi bir grupta calisma gibi olanaklara genel olarak sans eseri sahip olmus ve bu yuzden suan benden daha iyi durumda olan insanlarin konusmalarini dinlerken konusmaya yogunlasamiyorum. Surekli ya bir hata ariyorum ya da o insanin aslinda benden ustun olmadigini dusunmekle geciyor zaman. Halbuki bunun yerine oturup adam gibi konusmayi dinlesem, oradan cikan sonuclara, o sonuclar uzerinden uretilebilecek fikirlere yogunlassam ve onlari gerceklestirmeye calissam ben de o insan kadar basarili olabilirim. Bunlari farkedince kendimin ne kadar da elestirdigim insanlara benzedigini goruyorum (bak burada kendimi ucuncu sahis yaptim ki yine de tam ustume almayayim sifatlari, yakistirmalari). Kendi kendini egitmeye calisan cocuk, devam et, bence durum hic fena degil.
Bundan sonra once kiskanc olmamaya calisacagim, sonra da tirsak. Kotu seyler bunlar, cok kotu. Hayati gercekten yasamayi engelleyen kotu seyler - sonunda tv karsisinda birseyler izleyerek gececek yasam bu gidisle.
Haylo hop tereyagli balli ekmek diyorum ve bir tavsana donusuyorum; kiskanclik yok, tirsaklik yok.
10 Kas 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Bence önce tırsak olma, ondan sonra kıskançlık kalmaz zaten :)
Ama, her zaman dediğim gibi (tamam, bunu demedim ama benzerlerini dedim :P ) gerektiğinde "tırsak olmaktan da tırsmayacaksın".
Evet zaten sonradan Yoda'nin unlu sozunu -"fear leads to anger, anger leads to hate, and hate leads to the dark side"- hatirlayinca kiskancliga yolacanin tirsaklik oldugunu anladim ben de.
Tirsak olmaktan tirsmamak sadece hayati tehlike iceren durumlarda gecerli sanirim.
Yorum Gönder