Sabahattin Ali'yi ironik sayilabilecek bir bicimde ilk defa Ayse Arman'dan duymustum 8-9 yil once; en sevdigi kitaplardan biri olarak Kurk Mantolu Madonna'nin adini veriyordu. Sonrasinda solcu oldugunu ve bazi insanlar tarafindan pek hoslanilmadigi bilgisini edinmisim kulaktan dolma, ayrintisiz, bilgiden cok bir cesit his. Meraktaydim, edinmek istiyordum. Kurk Mantolu Madonna adi cok cekmemisti beni, o yuzden kaldi, son 4 senedir de Turkce kitaplara senede iki-uc defa dokunabilme sansim oldugundan sanirim bu vakte kadar bekledi. Taa ki gecen hafta kitapcida bakinirken Icimizdeki Seytan'i gorene kadar. Zaten almaya karar vermesi hic zor olmadi, o 8-9 yillik merak kitabin arkasinda yazan, kitaptan alinti cumlelerle birlesince:
"Isteyip istemedigimi dogru durust bilmedigim, fakat neticesi aleyhime cikarsa istemedigimi iddia ettigim bu nevi soz ve fiillerin daimi bir mesulunu bulmustum: Buna icimdeki seytan diyordum, mudaafasini uzerime almaktan korktugum butun hareketlerimi ona yukluyor ve kendi suratima tukurecegim yerde, haksizliga, tesadufun cilvesine ugramis bir mazlum gibi nefsimi sefkat ve ihtimama layik goruyordum. Halbuki ne saytani azizim, ne saytani? Bu bizim gururumuzun, salakligimizin uydurmasi... Icimizdeki seytan pek de kurnazca olmayan bir kacamak yolu... Icimizde seytan yok... Icimizde aciz var... Tembellik var... Iradesizlik, bilgisizlik ve bunlarin hepsinden daha korkunc bir sey: hakikatleri gormekten kacmak itiyadi var..."Cok da fazla soze gerek yok. Kitapta kendimi buldum, cok uzucu. Benim sucladigim bir seytan yok icimde. Dis kosullari, olaylari ya da kimseleri suclayamazsam tembelligimi sucluyorum dogrudan. Yani pratikte icimdeki seytan tembelligim oluyor.
Bu romani cok sevdim ben. Uzun zamandir bu kadar hayranlikla, begenerek, surekli bir heyecanla okudugum ilk roman. Uzun konusmalar var ama hicbir zaman sIkIcI degil. Ve evet, ask var. Cok guclu bir kadin karakter var; hem de hem kadin, hem guclu -yani oyle erkegin kadin adi altinda sunulani degil bence. Felsefe okuyan bir adam, asik oldugu ve ona asik konservatuarda piyano ogrencisi uzak akrabasi bir genc kiz, ikisinin arkadasi piyano hocasi bir genc adam ve Istanbul, ve pohpohlanmayi, ahkam kesmeyi seven bazi gatezeciler, politikacilar, hukukcular ve onlari dinleyen, aidiyet ve pohpohlanma arayan birkac universite ogrencisi. Toplum ama en cok da birey elestiris var romanda; arkasindaki yazidan da anlasilabilecegi uzere. Ah bir de, 1940'da yazildigi icin benim alisik oldugumdan biraz daha fazla Osmanlica sozcuk iceriyor ama bir kisminin Turkcesi dipnot olarak dusulmus yayinci tarafindan. Yani okumasi hic zor degil. Ve aslinda dili guzel.
Kitabin girisinde cok kisa bir de yasamoykusu var Sabahattin Ali'nin. 1948 yilinda, bir yazisi yuzunden uc ay hapis yattiktan sonra yurtdisina gitmek isterken Kirklareli'de vurulmus, henuz 41 yasinda. Icimizdeki Seytan'a bakarak bu konuda birseyler soyeleyecek olsam, iyi insanlar cabuk gidiyor/gonderiliyor bu diyarlardan olurdu.
Ben bir daha okurum Icimizdeki Seytan'i. Hatta utanmadan basucu kitabi dahi yaparim. Silkinip kendime geliyorum baktikca.
4 yorum:
Kurk mantolu Madonna, Kuyucakli Yusuf ve oykulerini de tavsiye ederim. Sabahattin Ali ne yazik ki cok az bilinen, deger verilen ve bence Turk edebiyatinda onemli bir isimdir. (Bu konuda uzman gibi konustum galiba :))) Ah bir de Yusuf Atilgan. Aylak adam mesela.
Yusuf Atilgan'i severim:) Aylak Adam'i ve masallarini. Anayurt Oteli'ni okumadim ama mesela, garip bir bicimde yine adi ve cagristirdiklari yuzunden. Aylak Adam'i da adi yuzunden hemencecik sevmistim; okuyunca daha da elbet:)
Merhaba,
icimizdeki seytan kitabini ortaokulda okuyup bitirdigimde yuzustu uzandigim yerde kafami yataga gomup hundur hungur agladigimi animsiyorum... Annem kosup gelmisti `nooldu yavrum` diye... Hayal meyal animsiyorum gerci... Benim o kitabi yeniden okumam lazim!
Sabahattin Ali`nin hikayeleri de cok guzeldir, siirleri de... Bi surusu de bestelenmistir: Benim meskenim daglardir daglar, Cakir, Cocuklar Gibi, Hapisane Sarkisi (bilinen adiyle Aldirma Gonul Aldirma), Kiyamadigim...
Aaa pigmelerle dans eden! Ben senin sayfani o kadar cok ziyaret ettim ki Meltem! O kadar guzel birsey ki hayallerinin pesinden gitmis olman ve simdi orada o insanlar ve o guzel canlilar icin birseyler yapiyor olman. Ama niyeyse hic yorum birakmadim. Simdi seni burada gormek cok baska oldu o yuzden:)
Ben bu romani okuduktan sonra internette arastiriken ogrendim o bircok bildigimiz sarkinin sozlerinin Sabahattin Ali'nin siirleri oldugunu. Hem de bir dolusu begendigim sarkilar. Hikayeleri diyorsan, onlari da okumak isterim cok. Tesekkur ederim:)
Yorum Gönder