Bazi sozcukler bende hep bazi seylerle eslestirilmis durumda; ornegin hafiza yerine bellek kullandigim zaman aklima insan hafizasi degil de bilgisayarinki geliyor yalnizca. Belki bu sozcukler sonradan turetilmis olduklari icindir, ya da belki ben dusunmuyorumdur sozcukleri kullanirken anlamlari hakkinda - beynim cagrisimlar uzerinden donuyor daha cok, durup anlamlarini incelemiyorum cogu zaman, onun yerine eslestirmelerimi kullaniyorum.
Surekli parantezler acarak basliyorum yazilarima, deminki uzun giriste oldugu gibi. Yoksa yazinin amaci bellek sozcugunun bana cagristirdiklari ya da beynimin sozcukleri kullanirken nasil isledigi degil. Ay, kisa cumleler kurmak istiyorum.
Bellegime birseyler oldu benim son bir senedir falan. Hatirlamiyorum bircok seyi, hatirlamam icin oturup dusunmem gerekiyor. Bu hatirlamadiklarim olaylardan cok duygularim, dusuncelerim. Cocukken nasil hissediyordum unutmusum. Boyle milatlar var, cocukluk (nereye kadar kapsiyor bilemiyorum), yazliktaki yasanti, evlilik, bir sene once. Giderek yakinlasan bir zaman oncesinin hisleri silinmeye basladi bende. Hatta sIkIntIda oldugum zamanlar en son ne zaman boyle hissetmistim diye hatirlamaya calisiyorum ve sanki hep boyle hissediyorumusum, ya da gecmiste hic birsey hissetmemisim gibi sonuclara variyor bellegimden akanlar. Butun bunlarin nedeninin genel birseyler olmasindan korkuyorum. Hani bir iki yildan fazla aileden ve arkadaslardan uzak kalmak, sevkilinin stres ve uzuntu icinde olmasi, doktorayi bitirmeye calisiyor olmam gibi gecici yasam kosullarinin getirdigi bir durum degil de, benim hayata bakisimla alakali bir durum olmasindan korkuyorum bu bellek golgelenmesinin. Aslinda hep hayal dunyasinda yasamisim, hep bir perdenin arkasindan bakmisim hayata - birkac an disinda - gibi seyler kesfetmekten korkuyorum.
Bugun otobuste kafami saga dogru cevirdigimde onun uzuntusu, sIkIntIsI vardi hayatin icinden, hayatin kendisi olarak. Oysa ki ben yolun cogunda basimi camdan yana cevirip camin otesinde gorunenlere bakip kurgu bir dunyanin icinde dusundum, konustum. Sevkili bicikim benim, cook seviyorum onu ben, yasamimi anlamlandiran odur, hayattan birsey beklemiyorum yasadiklarimi onunla yasamaktan baska, yasadiklarini benimle yasamasi belki bir de - kendi tercihi olcusunde ama bu, eski hissiyatimdan farkli olarak. Zaten iki gormuyorum ben bircok noktada, tanimi zor - gereksiz.
Eskiye donus hissediyorum son iki yazidir, ortaokuldaki, belki lisedeki safligima dogru. Yorgunluk insana neler getiriyor boyle; hayat senden basit seyler istiyorum diyorsun safca, bana cok gorme. Oysa ki cogu zaman en basit gorunen en zorlastirilmis olani oluyor. Bilinen olgular, niyeyse unutmaya meylediyorum. Cumleler kotu bir sairanelige yaklasti, gideyim ben.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
6 yorum:
kelimeler nasıl düşündüğüne bakmaz. onların kendi düşünceleri vardır. bırak, seninkiler de sana yol göstersin.. (son cümle olmadı. kişisel gelişim gerzekliklerine benzedi. onu görmeyelim lütfen)
merhaba bikelime. emin degilim sozcuklrle ilgili soylediklerin hakkinda; kendi dusunceleri var mi bilmiyorum ama tinialri ve bizim ogrdugumuz cagrisimlarla bir uyumlari oldugunu dusunuyorum. yol gostericim olurlar mi - birseylerden yol gostermesini beklemek hata belki, hep bu yuzden iskalaniyor belki, duzelmeyen seyler bu yuzden duzelmiyorlar belki. ya da sair olmaliydim hayatta, o zaman birakirdim kelimeler bana yol gostersin. senin sayfan/blogun guzelmis (haddime dusen kadariyla) - "bir"inci yazi, tereddute itti beni ama yine de eglendim okurken, gulumsedim, sagol.
Sevgili Tavsan,
Bence doktora ogrencilerine ozel seans yapilmali cunku cevremdeki bircok kisiden de biliyorum bu olaya bas koyunca bizdeki bas/akil gidiyor. Insallah topluca doktor olup kurtuluruz bu tur duygu, dusunce, ve s1k1nt1lardan. Kendine cok iyi bak, demir ve b vitamini al. Kocaman optum!
Tesekkur ediyorum Pinarcim, iyi dilekler karsilikli.
bende de oluyor unutma. ama unutma oldugunu hatirlayinca farkediyorum ben, seninkinden farkli bir dongu yani. ben olsam, tavsiye vercek olsam, haftada iki porsiyon film yazardim recetene. icimdeki, disimdaki, gecmiste hissettigim ya da hissetmedim, cevremde olan ve olmayan insan'a ve onun durumlarina, duygularina, duruslarina dair o kadar cok sey var ki tavsan. biliyosun sen bunu kesin, ama iste bazen biri soyleyince, aa dogru demesi ve yeniden hatirlamasi da iyi oluyo.
hep toronto film festivali yuzunden oldu boyle. simdi duramiyorum. allah zip.ca'nin da mustahakini versin ayrica. hadi taam sustum ben yaticam.
paluk ya, senin bana tavsan diye hitap etmen amma garipmis:) benim de sana paluk demem bu durumda:P neyse. valla izliyom ben film yine bu aralar. gerci sinemaya gitmeyip dvd kiraliyoruz hep, o yuzden izlemedigimiz duzgun film bulmak zor oluyo. bi de bendeki bu unutma garip birsey - daha cok gecmisle olan bagimi koparmak gibi bir nevi. cunku sonucta hatirlamak istedigimde hatirlayabiliyorum sanirim, ve unttugum seyler olan olaylardan cok o olaylar karsisinda nasil hissettigim oluyor. belki bir ozlem kalmadi artik, bilmiyorum, belki de sadece cok yorgunum ve uzun zamandir cocuklugumdan ya da lisans doneminden arkadaslarimla gorusemedigimden de olabilir. sen ol, tavsiye ver diyorum ayrica da:)
Yorum Gönder