Yazilarina geri donen Peri'ye (sevgili Peri'ye; Endiseli Peri'ye) yorumumla kendimi zorla mimlettirdigime gore ben de yazabilirim 'hangi kitabi yazmis olmak isterdim' mimine yanitimi.
Peri'ye yorumda en kisa haliyle soyle yazdim: ben sanirim Tutunamayanlar'i yazmis olmak isterdim. Bu kitap o kadar cok seyi bunyesinde barindiriyor ki, ve/ama Oguz Atay'in o alayci da olsa aslinda oldugu gibi, icten tarziyla. Daha once de birkac kere bahsetmistim.
Bilge Karasu'nun Gocmus Kediler Bahcesi geldi aklima bir de, yine bana gorece yakin ve aklimda kalis sebebi hem sarmalayan oyku ve arasindaki oykulerin etkileyiciligi, kapsadiklari hem de Bilge Karasu'nun oz ve/ama guzel Turkcesiydi. Ama o kitabi yillar sonra sevgilim kocama hediye olarak aldigimda soyle bir karistirip baktigimda ayni etkiyi bulamadim. Gerci bir karistirma okumadan sayilmaz ama, yine de tereddutluyum bu yuzden.
Bu sanirim, aslinda yazmis olabilecegim seyleri secmemle alakali; bana en yakin olanlari. Yani aslinda ucundan kiyisindan da olsa yazma potansiyeli barindirdiklarimi. Bunun aksi bir secim yapabilirdim oysa ki; 'aa, ne ilginc, ne tuhaf, hic aklima gelmemisti boyle bakmak' dedirten bir kitabi secebilirdim; ama oyle bir kitap gelmedi aklima okuduklarimdan.
Ama, demin icinden Oguz Atay gecen yazilarimi arsivimde ararken William Blake adini gordum ve duraksadim; daha deminki tanimima uyabilecek, bana yakin ama yine de dusunmemis oldugum birseyi bana sunan bir kitap olarak: Cennet ve Cehennemin Evliligi geldi aklima. Ve mesela, sevgili muzik grubu The Doors'a adini veren ve bir zamanlar agzimdan dusurmedigim sozu: "If the doors of perception were cleansed everything would appear to man as it is, infinite." (Eger algi kapilari temizlenseydi, hersey insana oldugu gibi gorunurdu, sonsuz.)
Iste belki bir de bu kitabi yazmis olmak isterdim. Belki bir de, Peri'nin hatirlattigi Borges, Kum Kitabi'yla. Ve ayni baglamda, Douglas Adams'in Otostopcunun Galaksi Rehberi serisi.
Bunun disinda felsefe kitaplari dustu aklima, icinden parcalar okudugumuz kitaplardan en etkilendiklerimden aklimda kalanlar; Spinoza'nin Etik'i, Nietzsche'nin Guc Istenci, Bergson'un The Creative Mind'i. Belki bir de Popper'in The Logic of Scientific Discovery'si. Biraz daha eselesem felsefe tarihinin yarisini ben yazmis olmak isteyebilirim. Analitik felsefe olarak adlandirilan gruptansa cok makaleyi begensem de birini alip digerlerinden cok uste koyabilecegim cok fazla birsey yok, Popper haric okuduklarim arasindan. Olani da ben daha yazicam:P
Fizige ise hic girmeyeyim, cok uzun surebilir.
Ama zaten butun bu sozettigim eserler aklimda kaldiklari kadariyla buradalar. Adi gecmeyenlerden birkaci ise buyuk olasilik bellegimin azizligine ugramis olduklarin burada yoklar; kutulardaki kutuphanemizin buradaki fiziksel yokluguna kurban gitmisler. Ama bu, belki de benim icin yeterince iyi bir kriter.
Ya da benim kitaplarla iliskim soyle: Yazmis olmak isteyecegim kitabi yasamaya calisiyorum, ya da yapmaya ya da dusunmeye ya da hayal etmeye. En guzeli de bu olabilir. Oysa elbet, benim hayalgucum de, yetim de o kadar kendinden ittirgecli ve genis degil. Iste bu yuzden okumak buyuk bir guc.
Ve ben de, Sardunya'yi, kendini edebiyatla ifade etmeyi secmis arkadasim Fairy k'yi, Miso'yu, Kosenin Delisi Elif'i ve pek mim yazmasa da Okan'i mimliyorum. Bloglariniza yazmayacaksaniz bile bana yazin tamam mi, merak ediyorum;)
3 Nis 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
Yazdım ben şimdi:)
Tesekkur ederim Sardunyam, ben de okudum bile:)
Tavşancım,
Ben Amin Malouf'un Semerkant'ını yazmak isterdim. Ve bir de İsabel Allende'nin yazdığı bütün kitapları :)
marruu
Misoo:) Olmaz buralardan bu kadarcik; uzun uzun post isteruuuk;)
Semerkant'i baska arkadaslarimdan da duymus idim yillar evvelinden de ama okumadim, henuz.
Isabel Allande'yi ise sadece ismen biliyorum ve yine okumadim. E bundan sonra farz oldu artik okumak;)
Sagol.
Yorum Gönder