23 Nis 2009

23 Nisan/dogumgunu

Bunu, ben yaptim diye degil de, belki birilerinin aklina daha duser; birileri daha da iyisini, guzelini yapar diye yazmak istiyorum.
Bu dogumgunum yaklasirken (evet yas 31 oldu hala dogumgunu kutluyorum; bilahere cocuk olarak da seviniyorum) hediye ne istiyorum diye dusunup birsey bulamadim. Birseye ihtiyacim yok; kiyafet desen fazla fazla var; kitap desen, muzik desen ben istedigimde istedigimi alabiliyorum. Zaten Ankara'ya gittigimizde, sulalecek toplastigimizda, bana gelen hediyeler hem cogunlukla benim zevkime gore olmuyorlar. Birsey yokmus yani istedigim.
Sonra, 'o zaman' dedim 'bana hediye almalarini engel olsam, ya da o hediyelere aktarilacak parayi baska bir yere aktarmalarini saglasam'. Cocuklara. Kimsesiz cocuklara. O ara, arastirmaya basladim, internetten, kimsesiz cocuk yuvalarini Ankara'daki. Kalp kalbe karsiymis turu bir tesaduf eseri, tam bu sirada Sardunya yeni blogunu acti; hani yaptigi kolyeleri alabilmek icin herhangi bir sivil toplum kurulusuna bagis yapmaniz gereken. Ben de dusunmege basladim; nasilsa Ankara'ya gidiyorum, kuru kuru bagis yapmak yerine baska birseyler yapsam; o paranin yerini buldugundan emin olsam. Orada yasiyor olsaydim, haftada bir, iki haftada bir gider 0-5 yas cocuklarla oynardim. Tanzanya'dakinin tadi damagimda kaldi cunku. Cocuklari seviyorum cunku. Ben de cocugum cunku. Onlar benim arkadaslarim. Kendilerini minciklanacak pelus oyuncaklar degil, birlikte eglenilecek, gulunecek, paylasilacak bireyler olarak gordugum icin. Bir de bazi yonleriyle ezik bir insan olmam nedeniyle olsa gerek cocuklardan da boyle olanlariyla iyi iletisime gecebiliyorum. Ama zaman yok. Yasadigim yerin dilini bilmiyorum (ne aci degil mi; ama gercek; butun bunlari yapabilecek kadar konusamiyorum ve anlamiyorum bu dili). O yuzden, baska seyler dusundum. Asagidaki tanimak yazilarini yazmamdaki asil neden de okuyucuya akil danismakti bu konuda; akil akildan ustundure dayanarak. Firsat olmadi. O ara benim aklima bir fikir geldi. Cocuklari tiyatroya goturecektim. Ben goturemesem de biletlerini alacak, gerekiyorsa araba ayarlayacaktim. Bunun icin Ankara'daki benim ulasabilecegim mesafedeki en buyuk SHCEK yurdunu sectim. Once gittim konustum onlarla; sonucta onlar icin de uygun bir tarih olmali, arac vs isi nasil olur, bu is icin ozel izin gerekiyor mu vs anlasmak gerek. Cok kolay oluyormus. Gittik, kapidaki gorevlilere dedik boyle boyle biz cocuklar icin birsey yapmak istiyoruz, tiyatroya goturmek gibi. Gorevliler bizden bir kimlik aldi, birine telefon ettiler ve onun odasini tarif ettiler bize; yurdun halkla iliskiler gorevlisi. Kendisi gayet guleryuzlu ve isini iyi yapan bir hatundu. Tesaduf o ki benim dusundugum yas grubu degil ama yetirtirme yurdundaki kizlar bir vakittir tiyatroya gitmek istiyorlarmis; biz de ustune denk gelmisiz. Cocuk ve genc gruplarinin basindaki gorevlilere telefon edildi vs, tarihler, oyunlar kararlastirildi. Bir de bize 7 Haziran'da yapilacak kermesleri icin tanesi 5 tl olan biletlerden 20 tane verdiler, satabiliriz biraz diyince. Hersey yolunda gitti; yalniz cocuklar icin uygun olan tarihteki DT cocuk oyunlarinin butun biletlerini Migros kapatmis; alisveris yapanlara veriyormus. Bu arada belirteyim Devlet Tiyatrolari cocuk tiyatrosu bileti 2 TL. Sacma, ayip birsey bir markete tum biletleri satmak. O yuzden maalesef onlara tiyatro bileti ayarlayamadik. Ama 23 Nisan icin bando kurup kiyafet almislar ve parasini odeyememis imisler (bir gonullu soz vermis ama sonradan sorun cikmis), biz de biraz ona yardimda bulunduk. Genc kizlara da 25 adet tiyatro bileti aldik; bu Cumartesi icin. Yurdun zaten 20 kisi falan alan bir araci varmis; ayrica gerekirse biz ayarlariz dediler. Kermes biletlerini de sattik akrabalara; satamadiklarimizi da annem gittigim kurslarda satarim diyerek aldi. Butun bunlar icin annem para verdi, annanem para verdi, biz verdik ve bu benim dogum gunu hediyem oldu. Umuyorum onumuzdeki yillarda daha buyuk caplilari olur;)
Bu arada, kiyafet, yiyecek, oyuncak vs goturmek isterseniz SHCEK'in web sayfasinda da yazdigi gibi bunlari elden dagitmaniza izin vermiyorlar (biz denemedik ama hem okudum hem de baskasina soylenirken isittik). Gerekcesi de gayet mantikli aslinda; cocuklarin alisip her gelenden dilenci gibi birsey istememeleri. Mesela biz bu halkla iliskiler gorevlisi kadinla konusurken bir ilkogretim okulundan bir gorevli geldi. Ona da dediler; biz oyuncaklari depoya koyariz, hangi ihtiyac oldukca grubun ihtiyaciysa cikarir veririz diye. Yine bu arada; okullara uygulamali toplumsal dayanisma cinsi bir ders konmus; bu yuzden bayaga cok ziyaret oluyormus yurtlara; programlari doluydu mesela buranin iki ay kadar. Ne guzel.
Sonra da dogumgunumde sulalecek gunes altinda oturarak, denge oyunu oynayip gulerek, sonra da guzide universiteme gidip arkadas, kardes ve sevkilim kocamla tatlu yiyerek mutlu mesut bir insan oldum.

Son bu arada; ben lisede felan idim, yine bu islere gonlum kaymisti, babam da beni yine Ankara'daki bir komsesiz cocuklar yurduna goturmustu. Bahceden girer girmez etrafimiza cocuklar dolustu, bize ne getirdin diye cekistirmeye basladilar. Benim en garibime gideni, daha okula gidecek yasta olmayan cocuklarin para istemeleriydi. Niye, ne ihtiyaci olacak, biri mi istiyor ondan para, ihtiyaclari mi karsilanmiyor; niye ister yurttan disari cikmayan bir cocuk, para? Gorustugumuz insanlar da garip gelmisti. Sadece hisler ve birkac parca goruntu kalmis; iyi sonuclanmayan, birsey yapamadigim ve yapabilecegimi dusunmedigim bir ziyaret. Ama iste, bu yildirmadi, bitirmedi, kapatmadi. Bu sefer hic oyle olmadi; bu sefer guzel oldu, birseyler yapabildim; onlarin hosuna gidecek birseyler.
Iste boyle. Hem millet meclisimizin, hem de tum cocuklarin 23 Nisan bayrami kutlu olsun.

3 yorum:

YesilErik dedi ki...

Guzel bir insansin sen. Her yonuyle. Dogum gunun cok kutlu olsun yeniden! Seni seviyorum.

tavsan dedi ki...

Utandim ben simdi, ama daha cok da ictenligini ve sicakligini hissettim cumlelerinin. Tesekkur ederim. Sagol. Guzel insan olmaya calisiyorum diyelim; kolay olmuyor ama deniyorum:)
Bence de sen guzelsin:) Bu aralar okuyorum yazilarini ama yorum birakmaya ya elim ya aklim gitmiyor. Bir tek Kirpicik'le ilgili yetersiz hissettigin yazina haykirmak istemistim; buradan soyleyeyim: hic degil; cok guzel bir annesin sen; herseyin aylar oncesinden aklina gelmemis olmasi, ya da sira kalmamasi dusuncesiz ya da eksik oldugunu gostermez.

YesilErik dedi ki...

:)