Blog aleminde gezinip durmamdan da anlasilacagi uzre (beni gezerken kim takip ediyor; kim anlayacaksa benden baska) bugun yine bir calisamama gunu yasiyorum. Bu durum uzerinde calismaya calistigim bu yan projeyi sevmememden kaynaklaniyor. Tam bir ilerleme gostermeye baslamistim ki bir yazilim sorunu sonrasi (ihtiyacim olan bir yazilim kullandigim sistemde yuklu degil) vazgectim. Simdi toparlayip islerin bir kismini bakasina dagitmak icin eposta yazsam diyorum ama onu bile yapmak yerine internette gezinmekteyim. Benim gibilerin eline kalirsa bu bilimden cok gelisme beklememek mi gerek acaba? Ama her zaman boyle degilim; daha dogrusu her projede boyle degilim.Neyse. O bu degil yine izledigim filmler konulu bir yazi yazmak istiyordum ben. Depresyonda kalmak icin yapilabilinecek en etkili seylerden biri kendinizi uyusuk tutmaniz. Gunumuz teknolojisi sagolsun bu olanagi pek guzel sagliyor; internette gunluk okumak olsun (baskalarinin hayatlarini dusunurken kendimizinkini unutalim), birseyler izlemek olsun (ne oldugu onemli degil, onemli olan kendi hayatimizi unutalim). Tabii okunan seyler bize dokunuyorsa biryerlerden bu bizi kendimize getirebiliyor. Yok, boyle degil; dogrusu su; okudugumuz ya da izledigimiz sey bizi dusunduruyorsa, silkelenip biraz kendimize gelmemizi saglayabiliyor.
Ben de son yillarda mutemadiyen film ve dizi izliyorum. Peki neden buraya yazmiyorum? Demek ki iz birakan, dusunduren seyler degilmis. Tabii takdir edersiniz ki dilini dogrudurust bilmedigimiz festival filmleri felan da pek izlenemiyor. Zaten pek film festivali de olmuyor. Ama yakinda bir Turk filmleri festivali var; basarabilirsem gozume kestirdigim 3-4 film var. Ama konferansti oydu buydu da var haftaya; bir de bu asosyallik ve tembellik seviyem goz onune alindiginda kendimden cok da umitli degilim. Bu yuzden yanima yandas bulmaliyim beni durtecek; usengecligi bahane olarak kullanmami engelleyecek.
Boyleyken iki gun once nihayet "Yasamin Kiyisinda"yi izledim Fatih Akin'in filmi. Begendim. Yine begendim ve de; yani izledigim tum diger Fatih Akin filmleri gibi (cok da degil; Duvara Karsi, Istanbul Hatirasi ve im Juli'yi izledim.). Zaten Fatih Akin bu teget gecmeleri isliyor her filminde ve ben cok dogal ve guzel buluyorum bunu. Ama bu filminde de gordugum baska bir sahne, sahneler dusundurdu beni. Dikkat burasi spoiler iceriyor; bitince soylerim.
Hani Nejat'in babasinin Ayten'in annesine tokat atip, kadinin yere dusup oldugu sahne. Bir de Charlotte'un hayatinda ilk defa elinde silah tutan bir sokak cocugunun tek el atesiyle oldugu sahne. Duvara Karsi'da da vardi; abi siseyle bir geciriyordu adamin kafasina; adam kafasina aldigi bu darbeyle bir de yere carpip oluyordu. Hayat bu kadar kolay yani. Bitiveriyor. Ustelik normalde siddetten saymayabileceginiz bir eylemle. Yani siddet bu kadar tehlikeli. Azcigi bile; bir "an"i bile, normalde hic yapmadiginiz birsey olsa bile bir felakete; bir hayatin sonlanmasina yol acabiliyor.
Spoiler bitti.
Bu yuzden cok etkilendim Fatih Akin'in tarzindan. Bu denli acayip birseyi boylesi dogal ve basitce anlatabildigi icin. Ve bir yandan da acayip insani, toplumsal bir mesaj tasiyor. Bir de kendisinin filmleri cok rahat izlenebiliyor onca rahatsiz edici olguya ragmen; cok dogal geliyor bana filmdeki hersey, su gibi akip gidiyor. Ve bu oyunculuklardan degil salt (ki bu filmde Nurgul Yesilcay bile o kadar gozume batmadi; guzelim Turk aksaniyla ingilizce konusmasi vs de gayet normal olmus), yonetimden bu; yonetmenden.
Oyle, diyim dedim. Ben begendim bu filmi. Hatta belki en begendigim Fatih Akin filmi bile olabilir, eger Istanbul Hatirasi'ni degerlendirme disi tutarsak. Im Juli de guzel bir filmdi ama boyle tokat gibi carpmamisti suratima. Evet Duvara Karsi bir bicimde biraz sona kaldi. Sanirim da sonu yuzunden. Yoksa onu da bayaga begenmistim; haksizlik etmiyim gayet dolu ve ovgu olarak soyluyorum rahatsiz edici bir filmdi. Proje fikri baglaminda iliskili Kebab Connection'i kategori disina aliyorum; yoksa o da eglenerek izledigim guzel bir filmdi. Hah tamam, izlediklerimin hepsini ovdum! Yok bence ben siralamaya yapmaya calismiyim; kafam karisti. Her biri iyi ve farkli acilardan etkileyiciydi diyeyim.
not: hadi ben de bir goruntu ekledim yaziya. dedim filmi hatirladigimda aklimda kalan goruntulerden biri olsun; sagolsun afislerden biri yapmislar onu; kolayca buldum.
4 yorum:
bayılmıştım o filme. çok güzel gösteriyordu hayatı. güzel derken, allayıp pullayıp değil. ideolojilerin arkasını, olayların döngüsünü.müthiş bir film.
Arzu merhaba! Evet, dedigin gibi; ideolojilerin arkasi konusunda pek birsey diyemeyecegim ama kor gozune parmagim denilen sekle girmeden cok sey gosteriyor oldugu gibi; katiliyorum. Mesela sokak cocuklari, mesela kahvede sabah yoldan gecen komsularini selamlayan insanlar. Ve iste yazida sozunu ettigim carpici noktalar. Evet:)
Uyuşukluğa hayır :)
Yani ben de çalışmaya başlasam artık diyorum :P
ye ne yuzsuzsun sen kardescim ya; gelip buralarda calissam ben de artik diye tembel havasi atiyorsun:)
iste dogru filmi secersen uyusukluktan cikabiliyosun;)
Yorum Gönder