o kadar useniyorum ki kafamdaki cumleleri yazmaya; ben bu blogu niye actim bilmiyorum. kotu seyler bellegimden siliniyor. cogunlukla en fazla soyut olarak, olay adlari olarak kaliyorlar. nasil hissettigim ucup gidiyor; oyle olunca da sanki gercek degillermis gibi gelmeye basliyor. ne bileyim sanki bana kotu hissettiren seylerin hicbiri gercekten buyuk sorunlar degilmis, ya da hayatim onemli seyler barindiramayacak kadar anlamsizmis gibi. ama bi yandan da eminim kotu hissettigime de iyi hissettigime de. bir suredir hislerim alinmis gibi. bu benim aciyla basetme yontemim. pek hos degil.
ben anladim; buraya hep ayni sekilde hissettigimde yaziyorum. ulan bi kere de baska zaman yaz di mi?
bir de hep cevresinden dolaniyorum bahsettiklerimin sanki; iclerine girmeyerek. zaten kafam da duruyor kendimi kotu hissettigimde; calismiyor basbayaga, tikaniyor.
bunlari niye yaziyorum ben? hayir tamam iyi guzel tespitlerde bulunuyorum kendimle ilgili de, sonra kullaniyor muyum bunlari? bir ise yariyor mu yani bulmak, bilmek.
benlik cok garip birsey. benim gozumden kimsenin bakamayacak olmasi, kimsenin beni de dunyayi da benim bildigim gibi bilemeyecek olmalari. bilseler bile bildiklerinden emin olamayacak olmak. anlik bulusmalar oluyor tabii; olduguna inaniyoruz, olsun zaten bir anin ondan oteye gecen daha fazla bir anlami da yo. bi gun donup baktiginda o an oyle degildi sen yanlis anlamissin dediginde bile kisi acaba kendinin o anda ne anladigindan emin mi? an diyorum bak an; oyle birkac sayfalik konusmalardan sozetmiyorum. bir an, karsindaki dunyaya senin gozlerinden bakiyor. o kadar.
herkes kendinin ozel oldugunu dusunuyor di mi? herkes ozel zaten. kendi icin en azindan, ve hakli olarak.
bunun konuyla alakasi ne (konu ne ki?)? su: yanildigimi dusundugum zamanlarin sayisi fazla degil. bu acaba benim kendim icin ozel olmamdan kaynaklaniyor olabilir mi? bir tur benligini koruma, hayatta kalma konusu. hayatta kalma ne kadar sihirli bir terim gibi duruyor degil mi? herseyi aciklamak icin kullaniliyor. ama sihirli zaten; cunku varligin karsiti yokluk. yok iste. the doors'un bir sarki sozu vardi; bir zamanlar dilime dolamistim: "do you know we exist?" diye. farkinda misin yahu diyor gibime geliyordu; biz variz. bu evet; cok tuhaf birsey; olaganustu, bambaska. cunku, karsiti yok.
iste bu yuzden, belki, benim benligimi, kendimi koruma gudum iyi calisiyor.
bir de yer guncellemesi: altakki saat burada gecerli degil. suan saat 17.37, yer guney yarimkure, uzun ince ulkede dag basi. medeniyet yine de ayni ama; genelde avrupadan gelen insanlarla gokyuzune bakan aletleri yoneten bilgisayarlarin tuslarina basiyoruz. bir de o aletlerin aldigi verileri analiz eden programlari kullanmak icin bilgisayarin tuslarina basiyoruz. yoksa oyle and daglarinda buraya gelenler tarafindan katledilmeden kalmis bir takim insanlarla beraber yasayip vakit geciriyor, onlarin bilgeliklerinden yararlaniyor (bak ne yararci zihniyet gibi durdu) degilim. aletler guzel ama. gokyuzu hep guzel; bazen bulutlu tabii; gece gozlem icin iyi olmuyor. gunduz sorun yok; ben bulutlari severim; acik gokyuzundense gunesi tumden ortmeyen bulutlu gokyuzlerini tercih ederim. simdilik buradayiz.
3 May 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
ben sana beni yazma demiş miydim:) demedim galiba:)
"nasil hissettigim ucup gidiyor; oyle olunca da sanki gercek degillermis gibi gelmeye basliyor."
aynen.
Bu arada isten firsat bulursan foto da isteriz. Ben de cok gitmek istiyorum o uzun ince ulkenin dag basina :)
O benzer hisler bende de olusuyor guzel Sardunya seni okudukca. Diyorum zaten. Ozellikle gelecegimi goruyor gibi oluyorum ve gordugum hosuma gidiyor:)
Yesilerikim, bir of cekelim beraber. Oyle degil ya diyelim kendimize; biz gercekten yasiyoruz!
Foto da gelecek yakinda;)
Yorum Gönder