Artik bir yazi uzun sure sayfanin basinda kaldi mi sIkIlIyorum. Oyle, ne yapayim, birsey yazcam artik. Film izliyoruz ya bu ara yine pek cok (oky valla ben de senin gibi daraldikca film izliyorum ve yine benzer bir bicimde gayet sIk oluyor bu..), onlari yazayim bari.
Bu ara uc tane sihirbaz filmi (The Prestige, The Illusionist ve Hokkabaz) izledik. Bazi sihirbazlar illuzyonist olarak anilmayi tercih ediyorlardi sanirim. Ama ben sihirbaz sozcugunu asagilama ya da sihir yapiyo bunnar buyucu, kotu sey anlaminda kullanmiyorum. Seviyorum, aksine, bu sozcugu, evet sasirtmaca da olsa sihirli, guzel bir gorunumu var sahnedeki gosterilerin.
The Illusionist'in asil olayi bastan belliydi; oradaki sihirbazin asil numarasi hic de tahmin edilemez birsey degildi bu baglamda. *Simdi dikkat bundan sonraki bolum The Prestige'le ilgili spoiler iceriyor.* The Prestige'de ise ben asil bu klonlama yapabilen bir alet icat edip bunu nasil olur da hicbir sey icin degil de bir sihirbazlik numarasi icin kullanilar ona hayret ettim. Yani hem bu aleti gelistiren Tesla (sevgili David Bowie), hem de onu kullanan sihirbaz. Hadi sihirbaz isine, iluzyona, gosteri dunyasina tutkusundan gozu birsey gormez olmustu diyelim, peki ya onu icat eden manyak bilim adami?? Yani en psikopatindan en "yararli"sina milyon tane sey gelir aklina insanin boyle bir aletle yapilabilecek. Oyle yani, ben en cok buna dumur oldum, buna takildim, buna hayret ettim. Film guzeldi ayrica. Ve diger sihirbazin yontemi de ayni derecede dudak ucuklatici, aci ve hayranlikla hayret uyandiriciydi.
Bir de yazim tarzimda bir yavanlik seziyorum ben. Birseyler anlatayim diyorum, bir yandan useniyorum (evet buna bile usenebilen bi insanim ben), bi yandan da usenerek yazinca yazdiklarim yavan gorunuyor gozume. Bi de niyeyse "evek bak ne kadar hede hodo yaziyorum" konulu cumleler yazmaya usenmiyor ve bi paragraf yaziyorum ama. Kendiliginden olsun, uzerinde dusunmeyeyim olayi galiba.
Bir de efenim, Pay it Forward'i izledik bugun. Sonu booole bitiyordu. Gerci ben sonunda "dunyayi oyle bastan degistiremezsin; iyilikler ulkesi yapamazsin ama birkac iyi sey yapabilirsin" mesaji bekledigimden kotu olaylarin olabilecegi bir son olabilecegini tahmin ediyordum, ama, ama bekledigim bu kadari degildi. Bir de biraz havada kalmis gibi hissettim sonunda. Yine de, ben bu dusunceye zaten katiliyorum; destekliycem. Kucuk seyler ummadigimiz buyuk degisikliklere yol acabiliyor **.
** Bu noktada aklima Kelebek Etkisi adli film geliyor. O ne psikopat, ne iyi bir filmdi oyle. Sonlarina dogru "tamam ya yeter artik arghh" turunde cumleler sarfetmeye baslamistim artik. Tamam evet, iyi niyetle ve iyi sonuclar icin yaptigin kucuk seyler her zaman iyi buyuk sonuclar dogurmayabiliyor. Hatta buradaki temel olay "o kadar cok etken var ki nasil bir sonuca yol acacagini bilemezsin". E, o zaman neden denemeyeyim; sonucta bir eylemde bulunacaksam secimimi iyiden yana kullaniyorum. Ve evet, oyle birsey varsa ben Obi Wan'ciyim (ama yapim olarak ilk, bolum olarak dortteki; digeri onun karizmasini cizdi atti).
Not: baslik "ispanak"i hatirlatti bana, ama aklima geldiginde sadce anlamsiz sozcukler ikilisiydi. bu notu da yaziya baslarken ekliyorum ki bu ayrinti kafami mesgul edip yazinin orta yerinde dalmasin, beni baska seyler yazmaktan alikoymasin. yazi sonundaki notu bile uzatmayi basarabilen bi insan olarak diyorum ki: civiklik rahatalamak icin iyi bir yontem;)
11 Şub 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Ben de Obi Wanciyim. Bi de son yazilarin buyuk kismini okuyamadim, filmleri izlemedim diye. Eele iste.
Ehehe, biliyodum! Ya aslinda birkac cumleden sonra spoiler kisim bitmis ama belirtmeyi unutmusum. Yani sonlarini okuyabilirsin bu yazinin;) Filmler de vaktin olursa izlenebilirlik kategorisine dahil edebilirsin. Gerci cok carpici ve gerekli degiller ama hos filmler.
Yorum Gönder