Simdi yazacaklarimi yazmak kahve muhabbetine benzeyecek belki bir acidan ama yine de yazmak istiyorum, ben hatirlayayim baktigimda.
Lord of War: Niyeyse bu kadar iyi bir film beklemiyordum. Syriana benzeri Hollywood tarzi bir anlatimla yani ozellikle Amerikalilar icin ama anlatmak istedigini gayet iyi anlatan bir film. Bir de her daim Hotel Ruanda var, ama onunla ilgili soyleyecek -kisa - sozum yok.
Iyilik sorumluluk gerektiriyor. Cokca benzin yakan arabalar almamak, iki adimlik yere arabayla gitmemek, elmas, altin almamak takmamak ve bunun gibi bircok seyi yaparken dusunmeyi gerektiriyor. Yaptigin isi iyi yapmayi, yaptigin isin sorumlulugunu almayi gerektiriyor. Iyilik, film izlerken aglamakla olmuyor, haberleri izlerken ya da arkadasindan "biri"lerinin basina gelmis kotu bir haber duydugunda.
Bir de suna hala karsiyim ben: "ben yapmasam baskasi yapacak"; evet dogru olabilir ama bu mazeret olarak kullaniliyormus gibi geliyor bana. Sanane kardesim baskasindan; onu baskasi dusunsun; sen kendi sorumlulugunu al; yapma.
Hani klasik ornekler vardir, hor gorulurler, "herkes evinin onunu supurse..", "kimse rusvet almasa/vermese.." gibi "damlaya damlaya gol olur"a varan. Dogru bence bunlar. Dogru ve uygulanabilir. Sikayet ettigimiz seylerin sorumlulugunu alsak, degistirmek icin calissak.
Yoksa yalanmis hersey diyecegim*. Hani biliyorum ulkeler; devletler duzeyinde yalan kardeslik, beraberlik, esitlik ama insanlar duzleminde gozunden yas suzulenler, ici burkulanlar var sanki, ya da oyle iddia ediyorlar. Herseyi benim yapmam gerekmiyor; benim ustume duseni yapmam gerekiyor; ucundan tuttugumu. Zaten ben onu duzgun yaptigimda bir baskasinin o konu uzerinde kafa yormasina gerek kalmayacak. Her bir konudan anlamamiz gerekmeyecek. Hepimiz kahvelerde oturup memleketi kurtarmaya calismayacagiz o zaman. Dikkat etmemiz gerekiyor tamam, ama herkes kendi yaptigina dikkat ettikce hepimizin dikkat etmesi gereken seylerin sayisi azalacak.
* orn. Match Point
** Yoksa Lord of War insanligin geneli icin soylenmis bir soz mudur; yoksa genlerimizde midir bu gercekten ve karsi konulmaz midir? O zaman bunca tantanayi neden yapiyoruz, o zaman neden gozumuzde yaslar icimizde acilar var? Kimse kendisine yapilmasini istemedigi seyi karsisindakine yapmasaydi dunya daha mutlu bir yer olmaz miydi gercekten?
Farkindalik zor birsey biliyorum; kendimden biliyorum. Sorumluluk da zor. Ama sonunda ve surecte elde edilebilecekler bunlara deger. Ve anin otesine gecen mutluluk icin bir yol varsa o buralardan geciyor. Ve yine de dunyanin degismeyecek olmasi benim begenmediklerim, dogru bulmadiklarim gibi olmami gerektirmiyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
Savaş tanrısı ilginç bir filmdi. Evet. Orda belki dünyanın nasıl bir tehlikede olduğu anlatılmakta isede; Aslında bir hayatın mahvoluşunu seyrettik ve su testisi su yolunda kırılırı anladık sanırım.
Bizim şehrimizde kimse arabayla giderken yol vermez yayaya. Ama bir kaç örnek göre göre artık yol verme oranı arttı. Demekki Aslında insanların içinde olan bir duygu bu iyiye doğru gitmek. Sadece başkasınında yapmasını bekliyorlar. Buda başka bir sorunun varlığını gösteriyor. Kişiliksiz kalmış bir toplum!!!
keepout, ben Lord of War'in anlatmak istediginin dunyada olup bitenler ve insanlarin yaklasimlari oldugunu dusunuyorum, evet bir adamin hikayesini de anlatiyor ayni zamanda; bircok adaminki gibi, ama vurgulamak istedigim bu degildi. Ortama, genel havaya, davranisa uyum saglayan insanlar oldugu fikrine katiliyorum; ama ortam iyi olursa iyi, kotuyse kotu oluyor boyle insanlar.
Kisiliksiz kalmis toplum ise cok klise bir soz bence; toplumun kisiligi nedir ki; bu sozun uygun dusecegi durum hepimizin birlesip baska bir zeka mi olusturdugu bir durum olurdu.
lord of war ile ilgili soylenecek cok sey var; bir arkadas cok begenip cok etkilendigini uzerine basa basa ifade etmisti (ben de silah kacakcisi olmak istiyorum tadinda bi yorumla beraber) ama su trivia'lari buldum ve ilginc geldi bana:
- According to Andrew Niccol, the filmmakers worked with actual gunrunners in the making of the film. The tanks lined up for sale were owned by a gunrunner who had to have them back to sell to another country. They used a real stockpile of over 3,000 AK-47s because it was cheaper than getting prop guns. The gunrunners were more cooperative and efficient than the studio or the crew.
- Yuri Orlov is a composite of five real arms dealers.
- No US studios would back the film. International finances were secured instead.
(http://zip.ca/ daki detaylardaydi; eminim imdb'de asmisi vardir, ama kontrol etmedim, tembelim)
palukum, bu dediklerini biliyorum cunku filmin dvdsinin icinde de var; special features bolumunde; adamlar kendileri soyluyorlar. AK47 de meshur kalasnikof bu arada...bu yazdiklarindan da cikacak pek cok sey var evet, ama filmi kotu yapan seyler oldugunu dusunmuyorum, ya da anlatiyor olduklarini. izlemediysen izle derim ben.
ay pek bi hos seni buralarda gormek yahu:)
Yorum Gönder