Boyle balkonda otururken bugun, sari, sicak ve/ama huzurlu, havaya bakarken gorudugumun elektronlar, protonlar, notronlar (ya da kisaca quarklar mi demeliyim) oldugu dusuncesi yine buyuledi beni. Ben evrenin guzelligiyle buyulenmis bir zavalliyim, ve tek istedigim onun buyusunu yasayabilmek, buyunun icinde gezinebilmek dusuncelerimle. Belki anahtar sozcuk budur iste; dusuncelerimle. Zannedersem benim istedigim, ozendigim sey bu. Yurumek, kosmak, ucmak, yuzmek hepsi agir cekim guzeller, yaparken eylemin kendisini dusunebildigimde, baska seyleri degil.
Hayatimin ta icinde istedim ben dusunmeyi, arastirmayi ama hep iskaladim. Meslegimi bu dogrultuda secmeye calistim; "meslek degil yasam tarzi" nidalariyla ama okudugum bolumu bir daha okumam bile yetmez ogrenmek icin konulari, sokabilmek icin hayatimin icine. Cok zavalli okumusum ben, cok bosuna gecmis o yillar. Tamam o egitim sistemiyle istedigim gene olmazdi belki adam gibi calissaydim da, ama simdikinden katiyla yakin olabilirdim o konuma. Kapanip kalmak istemiyorum bir laba, bir bilgisayarin karsisina, bir odaya bir aletin basina. Butun oralarda yapabilecegim seyleri balkonda otururken de dusunmek istiyorum, onlarin ardinda yatan olasi prensipleri, onlara ulasmak icin nasil yontemler izleyebilecegimi, nasil deneyler, gozlemler yapabilecegimi. Kapilip rutinde yuvarlanmadan, agir aksak ama icine islemislikle. Balkonda oturup okuyacagim kitap evren olsun, ben olayim. Arkadaslarimla edecegim muhabbet de oyle. Vardi universite zamanlarinda buna yakin, hatta boyle muhabbetler. Simdi burada uctu gitti hepsi. Yanlis alani sectim, yanlis yere geldim iste belki de. Teoriyi sevmisim ben, bi kere daha anliyorum. Matematik formullerinin arasinda debelenmeyi degil ama, dusunmeyi, olasiliklari sevmisim. Zaten iste komik bir bicimde, bir seyi yapmaya baslayip o seyin bitebilecegini gordukten sonra birakiveriyorum. Oyle, basladigim zamanki sevk ve devamlilik gidiyor, sonu yalapsap bitiveriyor bu yuzden. Aslinda bir seyi bitirmiyorum yani, sanirim olmasi olasiligini seviyorum (Yilmaz Erdogan'in siiri geliyor aklima, "beni sevebilme ihtimalini sevdim" miydi, iste "olabilme ihtimali"ni seviyorum ben de varliklarin/seylerin).
Siir gibi yaziyorum yine bir ustu kapalilik bir icine girmeme, bir kaymagini yeme sezeceksin. Sez ya naapayim, evet belki kaymagini yemek istiyorum ben hep. Oyle gorunuyor cunku icine girmek icin zaman gerekiyor ve caba. Ben yuvarlanip giderken hep bir kacis gibi bir goz kirpimi zamaninda bakiyorum bunlara. Iclerine girmiyorum evet ama girmek istemedigimden degil. (Donna'nin noktali virgul yazisi ve otoban betimi geldi aklima, arabayi durdurup inmek gerekiyor, ve muhtemelen bir daha hic binmemek arabaya, yurumek, hatta yol calismasi yapmak). Kendi yolumu kendim yapmaliyim cunku, kimse bana sunmuyor boyle birsey. "Disarida" hersey harala gurele. Baska seyelerin etrafinda donuyor hayat, baska seylere odaklanmmis. Benim odagimin kesitigi insanlar cok az, ya da onlar da benzer dertlerden muzdarip kendilerine dair/ait nedenlerle. Ve simdi boyle bir yola girmek, omur boyu buna calismak demek. Bunun amac olmasi demek - o balkonda kurulan dusuncelerin, yapilan muhabbetlerin- arac degil. Bir de nerede duracagini bilmeyeceksin/bilemeyeceksin, ya da daha kotusu nereye odaklanacagini, hangi yonde daralip derinlesecegini. Iste bu zor hala. Bir konu secmek, bir alan secmek, ustelik de hersey bu kadar bagliyken birbirine. Herseyden konusup konusmakla kalma riskini tasiyorken.
Bu alan bana cok yukarida geldi, daha temele yakin birsey istiyorum ben. Onumde iki secenek var; altyapisi kolay veya zor olan. Dusunmem gerek, ne istedigime, ne isteyebilecegime, be bekleyebilecegime bakmam gerek.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
6 yorum:
varsa eger "dogrusu", dilerim öylesini verirsin kararin. geriye dönüp "keske" demek fena koyuyor adama cünkü.
güneşten gelip, Dünyanın , balkonda oturan "sen"in bile içinden hızla geçen "nötrinoları " unutmamak lazım..
:)
Kolay gelsin.
donna, guzel dilegin ve sohbetin icin tesekkur ederim cok:) huzurlu, sakin bir giris yaptim gune senin sayende. kararima gelince, "dogrusu" var mi ben de bilmiyorum ama bazi kriterler koymaya calisiyorum.
keep out, tesekkurler kolayliklar dilegin icin. evet tatile ihtiyacim var:) notrinolara gelince, onlar sadece gunesten gelmiyorlar;) bir de parcacik fizigine girmesek, yoksa uzayip giden bir adlar listesi dusunmeye varabilir isin sonu.
Ne komik, ben de gecen gun dustayken benzer seyler dusundum. Simdi bu dus basligi plastik, bir cesit polimer, sonra bu fayanslar, bunlar da bir cesit silikon-oksit bilesimi, sonra su, h2o, sonra bu sampuan ucu yuklu, kuyrugu hidrofobik falan filan. Sanki her birseye, nesneye 'zoom'layabiliyordum o an ve bu cok guzel bir histi. Tavsancim, belki senin labdan cikma vaktin gelmistir, belki sen 'bir labdakilere' 'sunu dene, sonra da bunu yap' demelisindir. Kimbilir, belki boylece hem soyut hem somut bir arada goturebilirsin bazi seyleri.
yesilerikim, ne guzel olmus sana da:) valla ben aslinda balkonda molekuler baglari falan da dusundum ama cok cahilim bu konuda. lab bir genellemeydi aslinda, gerci sen de tirnak icinde kullanmissin zaten. bakalim birseyler soyleyecegim umarim, once kendime...
tesekkurler:)
ne güzel yazmışın benim de içim içimi kemiriyor..durmak düşünmek ve başka şeyler yapmak istiyorum...
Yorum Gönder