3 May 2006
yazi
Ne yazacagimi bilmeden baslyorum, kafamda belirli bir konu yok, hayat memat konusu var genel olarak, memattan cok hayat. Donup donup ayni noktalardan mi geciyoruz, bulup da unutuyoruz, sonra tekrar farkediyoruz ve boyle surup gidiyor mu hayat? Demin babama da soyluyordum, aylakliktan sIkIlana kadar aylaklik edebilmek istiyorum. Hep bunu istedim ben. Belki ortaokulda yaz tatilinde falan boyleydi en son, eger gerceklestigi bir zaman varsa yani (bu kisma ingilizcesi daha cok uyuyor cumlenin - if ever happened gibisinden). Hersey bizim kafamizda - mi? Benim hayatta kalma mekanizmam beni uzen, mutsuz eden seyleri degersiz kilmak uzerine kurulu. Bugun bununla ilgili birsey gelmisti aklima ama simdi unuttum. Tabii bu hayatta kalma mekanizmasiyla hirsli, buyuk hedefleri olan cok basarili bir insan cikmiyor ortaya pek. Zaten ben de boyle olmak istemiyorum, niye isteyeyim ki? Hatirladim sanirim - soyle bir seydi: ben hep soyut konulara ilgi duyuyorum. Ornegin muhendislik ya da uygulamadan cok teori, teoride de boyle damardan niyeler, neler, nasillar, evren, benlik, varolus, 42. Ve farkettim ki, bunun sebebi aslinda bu sorularin dogrudan yaniti olamamasindan kaynakli olabilirmis. Yani ilgi duydugum konular kimsenin aslinda uzmanlik, ustunluk iddia edemeyecegi, bana kolayca karisamayacagi, kriterleri kolayca konulamayacagi icin basarisizlik tanimi da zor olan konular. Asil can alici noktaysa bu konular aslinda hayata cok da dokunmayan konular. Yani beni uzebilecek, yorabilecek, ugrastirabilecek yasamin icinden seylere uzak, mumkun oldugunca soyut. Tamam iste "yasam, evren ve hersey" gibi herseyi kapsiyor gorunuyorlar, aslinda herseyin temelinde ve herseyle ilintililer, ama soyutlar iste basbayaga. Bir yandan da domates yetirstirmek istemistim hep ama bu da aslinda bir deniz kiyisi koyunde sevkilimle bir basima bir hayaldi. Baska hayaller de var tabii, karavanla seyyar kitapcilik veya kutuphanecilik, 10 kadar cocuk evlat edinip egitip buyutmek, sosyal yardimlasma kurumlarinda cocuklara yardim etmek gibi. Bunlarin sadece sonucusu daha gercege yakin ve hayatla zorlayici bir bag kuruyor, kacmaya kolay kolay izin vermiyor. Onu da yapmiyorum cunku sosyal yardimlasma kurumlari hep bir ideoloji tarafindan ele gecirilmis ve bu ideolojilere hizmet ediyor olmak istemiyorum. Belki bir cocugumuz olursa bu durum degisir, bilmiyorum. Yani durumu degistirmek icin cocuk dogurmaktan bahsetmiyorum -aman ha. Ama zaten bu noktaya varamadan sevkilimi kaybetme tehlikesi var. Bu yuzden belki bu bakis acisini degistirmem gerekebilir, onun ve bizim icin yani, en azindan biz ve yakindan ilgili konularinda hayatin. Ben bunu biraz dusuneyim, nedir, nasil yaparim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder